YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9892
KARAR NO : 2011/12818
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 7.İcra Müdürlüğü’nün 2010/4742 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/623 sayılı Talimat dosyasında yapılan 12.03.2010 günlü hacze konu ev eşyalarının üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlu ile davacının 20 yıl kadar önce boşandıklarını, 7–8 yıl önce yeniden bir araya geldiklerini ancak evliliklerini yine yürütemediklerini, aynı evde kalmadıklarını, borçlunun ortak çocukları nedeni ile zaman zaman davacının yanında kaldığını, hacizde görülen belgelerin bir arada yaşadıklarını kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına v tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin güvenlik görevlisi tarafından borçlunun oturduğu belirtilerek gösterilen evde yapıldığını, hacizde borçluya ait belgelerin ve giysilerin görüldüğünü, bu sırada hazır bulunan üçüncü kişinin borçlunun kendisi ile kaldığını kabul ettiğini, ayrıca davacı ve borçlunun 1990 yılında boşanmalarına rağmen 1998 doğumlu çocuklarının bulunduğunu, üçüncü kişinin kendisine ait evi ve aracı alım gücünün bulunmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı ve borçlunun boşandıktan 7–8 yıl sonra yeniden bir araya geldiği, ancak geçimsizlik nedeni ile yeniden ayrılmak zorunda kaldıkları, takip borçlusunun alkol bağımlısı olduğu yönünde sunulan doktor raporları ile bunu doğrulayan tanık anlatımlarına göre evlilik birliğinin fiilen sona erdiği, ortak çocukları nedeni ile zaman zaman bir araya geldikleri, hacizde görülen eşya ve belgelerin birlikte yaşadıklarını göstermek açısından yeterli olmadığı, öte yandan davacının mahcuzları alabilecek gelirinin de bulunduğu“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, takibe dayanak senette gösterilen yerde yapılmıştır. Hacizde borçluya ait belgeler ve giysiler görülmüştür. Üçüncü kişi ve borçlu 1990 yılında gerçekleşen boşanmadan sonra fiilen birlikte yaşamaya devam etmişler, ortak bir çocukları daha dünyaya gelmiştir. Bu durumda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir, ispat yükü altında olan üçüncü kişi karinenin aksini kanıtlamaya yönelik güçlü ve kesin delilleri sunmak durumundadır.
Davacı taraf sadece bir kısım mahcuza yönelik fatura sunmuştur. Bunların bir kısmı üçüncü kişi adına değildir, diğerleri de borçtan sonra düzenlenmiştir.
Davanın reddi yerine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.