YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9906
KARAR NO : 2012/951
KARAR TARİHİ : 02.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece temyiz süresi geçmesi nedeniyle temyiz isteğinin reddine karar verilmiş, bu karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları oğlu olan diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece yapılan işlemin muvazaalı olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece temyiz süresinin geçmesi nedeniyle temyiz isteğinin reddine karar verilmiş, bu karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Mahkemece davalı …’ın temyiz isteğinin, yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz dilekçesinin verilmesi nedeniyle reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Zira davalı …’a gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebliğ evrakı aynı çatı altında oturduklarından söz edilerek amcası … imzasına tebliğ edilmişse de dairenin geri çevirme kararı üzerine yapılan araştırmada davalı … ile amcası…’un aynı çatı altında oturmadıkları anlaşılmış, adı geçen davalıya başka bir tebligatta yapılmadığından gerekçeli kararın usulüne uygun biçimde tebliğinden söz edilemeyeceğine göre davalı …’ın temyiz isteğinin süresinde olduğunun kabulü ile mahkemenin 22.09.2010 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak davanın esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2)Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması için tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar edilmeleri gerekir. 6100 sayılı HMK.nun 27. (1086 sayılı HUMK.nun 73) maddesine göre mahkeme tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. 7201 sayılı tebligat yasasının 10. maddesine göre de tebligat tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Somut olayda davalı …’a dava dilekçesi aynı çatı altında oturduklarından bahisle yeğeni … imzasına tebliğ edilmişse de dairenin geri çevirme kararından sonra yapılan araştırmada tebligatın yapıldığı tarihte … ile …’ın birlikte ikamet etmedikleri anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı …’a dava dilekçesi usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediğinden duruşmalara katılmamış, yargılama yokluğunda devam ettirilip sonuçlandırılmış, gerekçeli kararda aynı şekilde tebliğ edilmiş, böylece 6100 sayılı HMK.nun 27. (1086 sayılı HUMK.nun 73.) maddesine aykırı biçimde davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu durumda davalı …’a duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliği, savunmasına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 2.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.