YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9944
KARAR NO : 2012/9186
KARAR TARİHİ : 12.09.2012
MAHKEMESİ : … Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı, davalıya ait müvekkiline zorunlu mali sorumluk poliçesi ile sigortalı motosikletin sürücüsü…’ın meydana gelen kazada yaralandığını,…’ın yaralanması nedeni ile 9.488,00.-TL tedavi gideri ödendiğini, sözkonusu kazada istiap haddinden fazla yolcu taşındığını, ödenen tutarın 26.05.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; tek kişinin kullanımına uygun motosiklette sürücü dışında yolcu taşınması nedeni ile kazanın meydana geldiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilerek, belirlenen 9.669,89.-TL tazminatın ödeme tarihi olan 26.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi nedeniyle ödenen tazminatın rücuan tahsiline ilişkindir. Davacı vekili sigortalısına ait aracın istiap haddinden fazla yolcu taşıması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.e maddesi gereğince rücu hakkının doğduğunu belirtmiştir.
Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4. maddesi gereğince tazminat
yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller sayılmıştır. B.4.e maddesinde ise, tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tesbit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir.
Taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle rücu hakkının bulunduğunun kabul edilebilmesi için, kaza ile istiap haddinden fazla yük ya da yolcu taşıma arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve kazanın salt bu nedenle meydana gelmesi gerekir. Başka bir anlatımla, sadece istiap haddinin aşılmış olması, rücu imkanı vermez.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda meydana gelen kazada sürücünün hızının kazanın oluşumunda temel sebeplerden birini teşkil ettiği, bunun yanında motosikletin yolcu taşımaya uygun dizayn edilmediği ve yolcu taşınmasının kazanın oluşumunda etkili olduğu belirtilmiş ise de Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 136. maddesi yönünden bir değerlendirme yapılmamış ve istiap haddinin aşılmasının kazaya münhasıran etkili olup olmadığı hususunda açık görüş beyan edilmemiştir. Mahkemece olayın meydana geliş şekli itibariyle taşınan kişi ile rizikonun meydana gelmesi arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve kazanın sırf bu nedenle meydana gelip gelmediğinin tespiti açısından bilirkişiden ek rapor alınması gerektiğinden kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ün temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 19.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.