Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10181 E. 2012/13623 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10181
KARAR NO : 2012/13623
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Davalı … …’ya duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliği, savunmasına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. İİK.nun 278/III-2 maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağışlama hükmünde olup iptale tabi olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda davalı … …’nun taşınmazı satın aldığı sırada inşaat halinde bulunması nedeniyle tapuda gösterilen satış bedelinin uygun olduğu ve adı geçen davalının kötü niyetli olduğu da kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece taşınmazın davalının ileri sürdüğü gibi inşaat halindeki gerçek değeri belirlenmemiş, dosya arasında bulunan bilirkişi raporuna göre de taşınmazın gerçek değerinin 49.187.05 TL olduğu, resmi akit tablosunda gösterilen satış bedelinin 12.000.00 TL olduğu bildirilmiştir. Böylece ivazlar arasında bir mislini aşan fahiş farkın varlığını kabul etmek
gerekir ise de davalı …’in savunmasında öne sürdüğü ve ibraz ettiği belgelere göre taşınmazın tasarruf tarihinde inşaat halinde olduğu anlaşılmakla inşaat halindeki gerçek değerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda dava konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki ve inşaat halindeki gerçek değerinin belirlenmesi için yerinde keşif yapılması, bilirkişilerden gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınması, belirlenecek değere göre ivazlar arasında bir mislini aşan fahiş fark bulunması ve gerçek bedelin ödendiğinin kanıtlanamaması halinde İİK.nun 278/III-2 maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi, ivazlar arasında fahiş fark bulunmaması halinde ise davalı … …’nun kötü niyetli olduğuna ilişkin dosyada yeterli kanıt da bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmesi … bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 6.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.