Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10261 E. 2013/12702 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10261
KARAR NO : 2013/12702
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.09.2013 Salı günü davacılar taraftan gelen olmadı. Davalılar Alibey, Yakup, İbrahim, Abdullah ve … vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili bir kısım davalıların murisi …’in hakkında açtıkları tazminat davalarının sonucundan kurtulmak için kendisine ait taşınmazları davalılara devrettiğini öne sürerek tapu kayıtlarının iptali ile ilk malik adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece 5 yıllık süre içinde icra takibi yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkin olduğu kabul edielerek aynı yasanın 280/1 maddesi uyarınca 5 yıllık süre içinde icra takibi yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde bir kısım davalıların miras bırakanı … aleyhine tazminat davası açtıklarını, borçlu Yunus’un tazminat davasının sonuçlarından kurtulmak için kendisine ait taşınmazları dava-
2012/10261
2013/12702
lılara muvazaalı olarak sattığını öne sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile borçlu … adına tapuya tescilini talep etmiş, gerek dava dilekçesi içeriğinden gerekse yargılama aşamasında davanın BK.nın 18. md. veya İİK.nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı hususunda bir açıklamada bulunmamıştır. Bir davada taraflarca öne sürülen maddi olayların hukuki değerlendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak 6100 sayılı HMK.nın 33 (HUMK’nun 76.) maddesi gereğince hakimin doğrudan görevidir. Bu durumda mahkemece davacı tarafın dava dilekçesinin açıklattırılması, başka bir anlatımla davacı taraftan davasının yasal dayanağının sorulması, borçlu muris …’in mirasçılarının mirası reddetmiş olmaları nedeniyle taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 24.9.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.