YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10285
KARAR NO : 2013/16541
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 11.İcra Müdürlüğünün 2008/3680 takip, Bulancak İcra Müdürlüğü’nün 2009/15 talimat sayılı dosyasından 21.1.2009 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını, kötüniyet tazminatının tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz adresinin borçluya ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacı 3.kişinin haciz adresinde kiracı olarak oturduğu ve evi eşyalı olarak kiraladığı, dava konusu mahcuzların mülkiyetinin kiracı sıfatıyla davacı 3.kişi kiracıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, mülkiyetin davacı kiracı sıfatıyla bulunan kiracı 3.kişiye ait olduğu anlaşılan mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına, koşulları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
İİK’nun 96 ve 97.maddelerine göre, istihkak davası açma hakkı, kural olarak haczedilen malda mülkiyet veya rehin hakkı olduğunu ileri süren 3.kişiye aittir. (İİK’nun 96/1-97/9) Ancak, istihkak davasının yasaya konuluş amacının, haczedilen şey üzerinde, alacaklıya karşı daha üstün bir hak ileri süren kişinin hakkını korumak olduğu göz önünde tutularak buradaki mülkiyet ve rehin sözcüklerinin sınırlandırıcı olmadığı diğer ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, finansal kiralama sözleşmesinden vs. doğan haklara dayanılarak istihkak davası açılabileceği Yargıtay kararlarında ve öğretide kabul edilmektedir.
İstihkak davacısının haczedilen şey üzerinde bu nitelikte bir hakkı yoksa davacı sıfatı yoktur.
Somut olayda, davacı 3.kişi vekili, gerek dava dilekçesinde gerek dava konusu 21.1.2009 tarihli haciz sırasında haciz adresindeki villanın içindeki eşyalarla birlikte 24.7.2002 ve 1.9.2006 tarihli kira sözleşmeleri ile dava dışı … vekili İsmail Yücel ve Akfa Gıda ve İçecek Mad. San ve Tic. AŞ’den kiraladığını, mahcuzları kiracı sıfatıyla kullandığını beyan etmiştir.
Bu durumda, kiracılık hakkına dayanan davacı 3.kişinin davasının davacı sıfatı (aktif husumet) yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.