YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10298
KARAR NO : 2013/9280
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde temlik alacaklısı davacı … Varlık Yönetimi AŞ ile davalılar … …, …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … Elektronik ve Tic.AŞ.’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazlardan birini 23.12.2008 tarihinde 1/2’şer hisse oranında davalılar … …ve …’a, diğer taşınmazını da 16.9.2008 tarihinde davalılar … ve …’ün murisi davalı …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufunun iptalini talep etmiş, davalı …’ün 1.5.2010 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları olarak … ve …’ün davaya dahil edilmesini istemiştir.
Davalı borçlu şirket savunma yapmamıştır.
Davalılar … …ve … vekili, iptal koşullarının bulunmadığını, dava konusu taşınmazı emlakcı aracılığıyla 300.000,00 TL bedelle ve iyiniyetle aldıklarını, aldıkları tarihten beri de taşınmazda ikamet ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ile mirasçıları … ve … vekili, dava koşullarının bulunmadığını, taşınmazı emlakçı aracılığıyla iyiniyetle 165.000,00 TL bedelle aldıklarını, aldıkları tarihten beri taşınmazı fiilen kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve ek rapor ile toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazların tapudaki satış bedelleri ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunmadığı,davalı 3.kişilerin kötüniyetli olduğu ve taşınmaz devrinin isletme devri niteliğinde olduğunun ispatlanamaması nedeniyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, temlik alacaklısı davacı … Varlık Yönetimi AŞ ile davalılar … …, …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalılar … …ve …’ın tapudaki bedel dışında yaptıkları ödemeyi ispatlamış bulunmasına, muris …’e satışı yapılan taşınmaz yönünden ise tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen bedel arasında misli fark bulunmamasına, davalı 3.kişilerin İİK 280/1.madde kapsamında kötüniyetli olduklarının ispatlanamamasına ve davalı borçlu şirketin iştigal konusu arasında taşınmaz alım satımı bulunmadığından yapılan taşınmaz satışlarının ticari işletme devri niteliğinde bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tasarrufun iptali davalarında vekalet ücreti, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenen tasarrufun, tasarruf tarihindeki değeri esas alınarak düşük olan değer üzerinden hesaplanır.Somut olayda takip konusu alacak miktarı(860.084.00 TL), dava konusu tasarrufların (davalılar … ve … yönünden 320.000,00 TL davalı muris … yönünden ise 160.000,00 TL)tasarruf tarihindeki değerinden daha fazla olduğundan ve davalı … ve Nazmi ile davalı muris … arasında zorunlu ve ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından dava konusu tasarrufların tasarruf tarihlerindeki değeri üzerinden ve adı geçen davalı 3.kişiler yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken dava dilekçesindeki 235.000,00 TL (taşınmazların tapudaki satış bedeli)üzerinden ve tek vekalet ücreti takdiri doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden adı geçen davalılar vekillerinin temyiz dilekçesindeki vekalet ücretine ilişkin talepleriyle bağlı kalınarak hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … …, …, … ve … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6.bendindeki “davalılar vekilleri için takdir edilen 18.550,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine“ ibaresinin çıkarılarak yerine “kendisini vekille temsil ettiren davalılar … …ve … için 11.650,00 TL, davalı … mirasçıları … ve … için 11.250,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara verilmesine” ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 18.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.