Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10303 E. 2013/16061 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10303
KARAR NO : 2013/16061
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiası davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, Ankara 5.İcra Müdürlüğü’nün 2011/275 takip sayılı dosyasından, borçlu Afşin Belediye Başkanlığının borcu nedeniyle davalı bankanın Afşin Şubesine gönderilen 19.7.2011 tarihli haciz yazısına davalı bankanın 29.7.2011 tarihli cevapla hapis, rehin ve takas hakkı bulunduğu belirterek itiraz ettiğini belirterek davalı 3.kişi bankanın istihkak iddiasının kaldırılarak anılan banka nezdinde bulunan 6461-267353 nolu hesapta yer alan paranın borçluya ait olduğunun tespitine ve alacaklı oldukları takip dosyasına gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi banka vekili, borçlunun hesapları üzerinde müvekkili bankanın rehin hakkı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davalı bankadaki borçluya ait hesabın personel maaşlarının ödenebilmesi amacıyla İller Bankası payını teminat göstererek 3.şahıstan alınan kredi hesabı olduğu hacizden sonra sadece kredi ile ilgili ödemelerin bulunduğu, bunun dışında borçlu veya 3.şahıslara yapılan ödeme bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 99.madde gereğince alacaklı tarafından açılmış davalı 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı alacağı, Afşin İş Mahkemesinin 22.1.2008 tarihli ilamına dayalı işçi alacağı olup 27.2.2008 tarihi itibarıyla takip konusu yapılmıştır. 5.1.2011 tarihli haciz yazısı ile, davalı borçlunun T.İş Bankası Afşin Şubesindeki tüm hesapları, su gelirleri dahil olmak üzere doğmuş ve doğacak hak ve alacakları ve adına gelecek havalelerin üzerine İller Bankası ödenekleri hariç haciz konulması istenmiş, davalı banka tarafından anılan haciz yazısına verilen 27.1.2011 tarihli cevabı yazıda borçlunun banka nezdindeki 6461-46244 nolu hesabında 0,85 TL’sı olup, bakiye hacze itiraz edildiği, 6461-11350 ve 6461-2560 nolu hesaplarında para bulunmadığı, 6461-218846 nolu hesabının İller Bankası hesabı olup haciz yazısı gereği haciz işlenmediği, İller Bankası hesabı hariç borçlunun diğer üç hesabına haciz konulduğu, belirtilen hesaplarda muhtelif kurumlara ait haciz blokeleri olduğundan paranın gönderilmediği bildirilmiştir. Bunun üzerine yazılan 19.7.2011 tarihli haciz yazısı ile yine borçlunun hesaplarına haciz konularak tüm hesapların haciz tarihinden geriye doğru üç aylık ayrıntılı ekstresinin gönderilmesi istenmiş, davalı banka 29.7.2011 tarihli cevabında; borçlunun banka nezdindeki 6461-267353 nolu hesabında haciz ihbarnamesinde bildirilen tutar kadar alacağı olduğu, haczin işlendiği, borçlunun bankaya borç ve riskleri bulunduğundan yasa ve borçlu ile yapılan sözleşme gereği bankanın rehin, hapis ve mahsup hakkı bulunduğundan borçlunun hesapları üzerine bankanın rehin, hapis ve mahsup hakkından sonra hüküm ifade etmek üzere haczin işlendiği, belirtilen hesap üzerinde muhtelif kurumların işlenmiş haciz blokeleri olduğu, ayrıca anılan hesabın İller Bankasından teminat mektubu alınmak suretiyle personele olan borçların ödenmesinde kullanılmak üzere şubeden kullandırılan kredi tutarının yatırıldığı şartlı hesap olduğu, hesapla ilgili Meclis kararının ekte olduğu, hesap üzerinde bankanın hapis, takas ve mahsup hakları olduğundan paranın bu aşamada gönderilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Banka tarafından gönderilen Afşin Belediyesinin 3.6.2011 tarihli Meclis kararından belediyenin personele olan borçlarının ödenmesinde kullanılmak üzere İller Bankasından teminat mektubu alınmak suretiyle yurtiçi bankalardan 24 ay vadede ödenmek üzere 1.500.000,00 TL ana para tutarında kredi kullanılması için Belediye Başkanına yetki verildiği ve bu yetkiye istinaden davalı banka ile borçlu Belediye Başkanlığı arasında 28.6.2011 tarihli genel nakdi ve gayrı nakdi kredi sözleşmesinin imzalandığı, anılan kredi sözlemesi gereğince teminatların bankanın hertürlü alacaklarının karşılığını oluşturduğu ve müşterinin bankadaki alacakları mevduatları ve bunların üzerinde bankanın rehin, hapis ve mahsup hakkı bulunduğunun hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. İcra dosyasından davalı bankaya yazılan 8.8.2011 tarihli haciz yazısı ile borçlunun 6461-167353 nolu hesabına haciz konulması ve alacak miktarı kadar paranın gönderilmesi, 1.5.2011-6.8.2011 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ayrıntılı ekstranın, kredi sözleşmesi ile kredi teminatı olarak alınan teminat ve ipoteklerin ve banka riskine ilişkin belgelerin gönderilmesi istenmiş,banka tarafından 2.9.2011 tarihli cevabi yazıda 29.7.2011 tarihi itibarıyla banka riskinin 1.410.131,00 TL olduğu, 20.7.2011-28.7.2011 arası döneme ait hesap hareketlerinin gönderildiği, hesap ekstresinden 20.7.2011 tarihinde borçlunun anılan hesabında 1.303.500,40 TL’sı, 28.7.2011 tarihinde ise 1.162.711,47 TL’sı olduğu, borçlunun hesabından 20.7.2011-26.7.2011 tarihleri arasında muhtelif kişilere ödemeler yapıldığı, davacı haczinin de 26.7.2011 tarihinde hesabı işlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı banka ile borçlu Belediye Başkanlığı arasında imzalanan 28.6.2011 tarihli genel nakdi ve gayrı nakdi kredi sözleşmesi gereğince davalı borçluya kullandırılan kedi miktarı,bu kredi için İller Bankası tarafından verilmiş teminat mektubu bulunup bulunmadığı var ise teminat tutarı, haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla borçlunun 6461-167353 nolu hesabında bulunan para tutarı ve davalı bankanın riski ve bu riskin teminata bağlı olup olmadığı, teminata bağlı olsa bile sözleşme gereğince bankanın borçlunun mevduatı, hak ve alacakları üzerinde rehin hapis, mahsup hakkını kullanıp kullanamayacağı, haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihten sonra borçlunun anılan hesabından dava dışı 3.kişilere yapılan ödemeler ve mahiyetleri konusunda davacı alacağının işçi alacağı olduğu da gözönüne alınarak uzman bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı (alacaklı) geri verilmesine 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.