Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10490 E. 2012/9284 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10490
KARAR NO : 2012/9284
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 10.000 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı aleyhine … 2. İcra Müdürlüğünün 2007/3690 sayılı dosyasında 10.000 TL asıl alacak ve ferileri yönünden icra takibi yapıldığını, davalının yetki ve borca itirazı nedeniyle dosyanın yetkili … İcra Müdürlüğünün 2010/303 sayısına kaydının yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kaza nedeniyle kendisinin mağdur olduğunu, hasar miktarının fahiş olduğunu, ödeme gücünün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
22.12.2010 gün 2010/145-208 sayılı önceki hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairenin 6.10.2011 gün ve 2011/3066-8791 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulmasından sonra mahkemece davanın kabulü ile davalının … İcra Müdürlüğünün 2010/303 sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi
tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 1301. maddesine dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalının sürücüsü olduğu kazaya karışan araç 1992 model özel … oto olup, davalı tacir değildir. Bu durumda; ancak davacı … hasar bedelini sigortalısına ya da aracın onarımının yapıldığı servise ödediği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi talep edebilir. Ayrıca asıl alacak miktarına ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarı asıl alacağa eklenerek bunların toplamı üzerinden yeniden faiz işletilerek talepte bulunulamaz. Faize faiz işletilmesi yasal değildir. Bu halde asıl alacağın ödeme tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili talep edilebileceği gibi ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar asıl alacağa işlemiş temerrüt faizi tesbit edildikten sonra asıl alacak, işlemiş faiz miktarı ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istenebilir.
Somut olayda davacı vekili, ilgili icra dosyasında davalı tarafın kusur oranına tekabül eden 10.000 TL asıl alacak, 1.000 TL işlemiş faiz tutarı olmak üzere toplam 11.000 TL.nın %25 faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, kusur ve hasar yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda davalının olayda %80 oranında kusurlu bulunduğu, bu kusura isabet eden tazminat miktarının 10.000 TL olduğu tesbit edilmiştir.
Bu durumda mahkemece; davalı taraf aracının özel otomobil olması, işleteninin tacir olmaması, işlemiş faize tekrar faiz işletilemeyeceği hususları gözetilerek asıl alacağa ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz miktarının tesbiti ile asıl alacak, işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesi veya 10.000 TL asıl alacağa vaki itirazın iptali ile ödeme tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, takibin bu şekilde devamına biçiminde hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde davalının itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesi doğru değil, bozma sebebi ise de, bu yöndeki yanılgının giderilmesi
yargılamanın yenilenmesini gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı “davacı …Ş tarafından davalı … aleyhine açılan itirazın iptali davasının” tümcesinden sonra gelen ” kabulü ile … İcra Müdürlüğüne ait 2010/303 Esas sayılı dosyada borçlu … tarafından yapılan itirazın iptaline takibin devamına” tümcelerinin hükümden çıkartılmasına ve yerine ” kısmen kabulü ile davalı …’ın … İcra Müdürlüğünün 2010/303 sayılı takip dosyasına vaki itirazının 10.000 TL asıl alacak yönünden iptaline, 10.000 TL asıl alacağa 7.6.2007 temlikname (ödeme) tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine takibin bu şekilde devamına” tümcelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.