Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10535 E. 2013/17469 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10535
KARAR NO : 2013/17469
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Alaşehir İcra Müdürlüğünün… sayılı takip dosyasından, davacı şirkete ait olan taşınmazda bulunan ve tapunun teferruat listesinde kaydı bulunan demirbaş niteliğindeki makinelerin 10.02.2011 tarihinde haczedildiğini, borçlunun taşınmazın kiracısı olduğunu belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili,haczedilen forkliftin taşınmazın teferruat listesinde kaydının olmadığını, haczin yapıldığı işletmenin önceden borçlu şirkete ait iken davacı şirkete satılması ve sonra ordan kiralanmasının muvazalı işlem olduğunu ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, hacizli forkliftin 15.12.2006 tarihli borçlu adına düzenlenen fatura kapsamında olan ve teferruat listesinde kaydı bulunan forklift olduğunun anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar vermiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 10.02.2011 tarihinde borçlunun faaliyette bulunduğu fabrikada gerçekleşmiştir.İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Haczin gerçekleştiği fabrikanın önceden borçluya ait olduğu, borcun doğumundan ve takipten sonra 01.02.2010 tarihinde borçlu tarafından davacıya satıldığı ve içindeki tüm demirbaş ve makinelerin aynı tarihte teferruat olarak kaydedildiği,15.02.2010 tarihinde yeniden borçlu tarafından davacıdan kiralandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Ancak,yapılan bu işlemler danışıklı işyeri devri niteliğinde olduğundan alacaklı yönünden bir hüküm ifade etmeyecektir.İşyeri devrinin danışıklı olduğu düşünülmese dahi ,devir İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapılmadığı gibi BK’nun 179.maddesi (YBK’nun 202)maddesine göre işyerini devir alan 3.kişinin devir aldığı işletmenin borçlarından sorumludur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.