Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10713 E. 2012/12485 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10713
KARAR NO : 2012/12485
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı alacaklı vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.11.2012 Salı günü davacı 3. kişi vekili Av. … ve davalı alacaklı vekili Av. … geldi. Davalı borçlu tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı 3. kişi ve davalı alacaklı vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, davacı şirket ile dava dışı …Çelik… AŞ arasında 30.06.2008 tarihinde “Demir çelik tesisi içinde yer alan servis merkezi, galveniz ve bota hattı binaları çelik yapı aksamının imalat ve montaj işleri” konusunda anlaşmaya varıldığını, anlaşma gereğince davacı tarafından …Demir Çelik …AŞ.den satın alınan malların borçlu ile aynı adreste faaliyette bulunan yüklenici firmaya gönderildiğini ancak …İcra Müdürlüğünün 2008/2707 sayılı dosyasından 14.08.2008 tarihinde haciz tutanağının 1 ve 2.sırasında yer alan davacılara ait malzemenin haczedildiğini belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı tarafından sunulan sözleşmeye göre işin yapılacağı yer … olmasına rağmen haczin …de yapıldığını, davacıların ….Asliye Hukuk mahkemesinin 2008/55 ve 56 Esas sayılı dosyalarından hacizli malların iade taleplerinin red edildiğini, istihkak iddiasına konu edilen malların misli mal olduğunu ayırtedici özelliğinin bulunmadığını, sunulan faturaların davacının mallarının haczedildiğini değil, borçlu ve davacı arasındaki ticari ilişkiyi gösterebilceğini, davacılar tarafından açılan istihkak iddiasına konu malların toplamının haczedilen malların miktarından fazla olduğunu, haczin borçlu şirket işyerinde yapıldığından mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğunu, borçlu hakkındaki iflasın erteleme talepli davalarında dava konusu hacizdeki malların kendilerine ait olduğunu belirttiklerini ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket vekili, istihkak iddiasında bulunulan malların borçlu şirkete ait olmadığını, haciz sırasında da yetkililer tarafından ifade edildiğini ve buna ilişkin belgelerin sunulduğunu, haczedilen davacıya ait mallar üzerinde etiket ve seri noları mevcut olduğu halde teslim sırasında bunların koparıldığının görüldüğünü, hacizli malların değerinin hatalı tesbit edildiğini, alacaklının sanki borçulunun tüm stoklarındaki mallarının haczedildiği gibi ifadelerde bulunduğunu oysa haczin sadece Gebzedeki fabrikanın bir kısmında gerçekleştiğini diğer hollerde binalarda ve fabrikalarda haciz yapılmadığını bu nedenle tüm mallarının haczedilmiş olmasının söz konusu olmadığını belirtmişlerdir.
Mahkemece, dava konusu malların borçlu elinde haczedildiğinden ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, bilirkişi raporu, Usule uygun tutulmuş ticari defterler ve tüm dosya kapsamından, dava konsu malları davacı şirketin …Demir Çelik… AŞ den 23 adet fatura mukabilinde satın alıp 49 adet sevk irsaliyesi ile … Çelik AŞ.ne teslim ettiğinin sabit olduğu, borçlu ile davacı arasında bir ticari ilişkinin olmadığının anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar vermiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 14.08.2008 tarihinde borçlu şirket adresinde yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesinde geçen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle kanıtlanması gerekmektedir.
Davacı 3.kişi şirket, borçlu şirketin kardeş kuruluşu … Çelik… AŞ ile 30.06.2008 tarihinde “Demir çelik tesisi içinde yer alan servis merkezi, galveniz ve bota hattı binaları çelik yapı aksamının imalat ve montaj işleri” konusunda anlaşmaya varıldığını, anlaşma gereğince davacı tarafından … Çelik …AŞ.den satın alınan malların borçlu ile aynı adreste faaliyette bulunan yüklenici firmaya gönderildiğini ancak dava dileçesinde özelliklerini belirttiği malzemenin haczedildiğini belirterek sözleşme, fatura, sevk irsaliyeleri ve ticari defterlerini delil olarak sunmuştur.
Dava konusu edilen hacizli malların, sunulan bu belgeler kapsamında kaldığının tesbiti halinde karine aksinin ispatlandığının kabulü gerekecektir.
Yapılacak iş, konusunda uzman hukukçu, mali müşavir, inşaat ve metalirjü mühendisi kişilerden oluşan bilirkişi heyeti ile davacının sunduğu 30.06.2008 tarihli sözleşme kapsamına göre istihkak iddia edilen malların davacı tarafından temin edilip edilmeyeceği, temin edilmiş ise 14.08.2008 tarihli haciz tutanağının 1 ve 2.sırasında yer alan haczedilen malların sunulan fatura ve ayrıntılı sevk irsaliyesi kapsamına uygun olup olmadığı gerekirse mahallinde keşif yapılarak, mevcut olmaması halinde borçlu tarafından Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/151 Değişik iş dosyasından yaptırılan tesbitteki bilirkişi raporundan ve önceden alınan satıcı Rozak firması elamanı … ve …’un ifadelerinde belirtilen özelliklerinden yararlanarak tesbit edilerek ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Kabule göre ise, takip hukukuna dayalı istihkak davalarında dava değerini dava konusu hacizli mal ile takip konusu alacak miktarından hangisi az ise o değer oluşturmaktadır. Somut olayda takip konusu alacak miktarı 208.359,83 TL olduğu halde fazla olan haczedilen ve istihkak iddiasında bulunulan 246.935,00 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davacı 3. kişiden alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı alacaklıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.