YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10719
KARAR NO : 2012/8932
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili, davacı 3.kişi vekili ve takip borçlunun mirasçılarının vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/26860 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1995 sayılı Talimat dosyasında yapılan 22.10.2009 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığını, üçüncü kişinin borçlunun unvanını kullanarak aynı iş kolunda aynı iş yerinde faaliyet göstermeye başladığını, İİK’nnu 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilemediğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlular), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacının sunduğu tapu kaydına göre haciz adresinin kendisine ait olduğu, ancak vergi levhasına göre buradaki faaliyetine haciz tarihinden önce başladığı, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu, ispat yükü altında olar alacaklının karinenin aksini kanıtlamaya yönelik delilleri sunamadığı“ gerekçesi ile dava-
nın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili, davacı üçüncü kişi vekili ve takip borçlusunun mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Takip borçlusunun 19.10.2009 tarihinde vefatı üzerine İcra Müdürlüğü’nün 12.11.2009’da İİK’nun 53. maddesindeki prosedürün uygulanmasını kararlaştırdığı görülmüştür.
Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle anılan kararın gereklerinin yerine getirilip getirilmediğini, borçlunun mirasçılarının takibe dâhil edilip edilmediklerini araştırmaktır.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan işin esasına yönelik yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekili ile davalı borçlu mirasçılarının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının ve davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ve davalı alacaklı ile davalı borçluya geri verilmesine 10.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.