Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10853 E. 2012/13409 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10853
KARAR NO : 2012/13409
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi), Yalova 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/6922 sayılı Takip dosyasında yapılan 27.01.2011 günlü hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, haciz adresinde …’nin bayii olarak çalışmaya başladığını, borçlunun ise daha önce aynı yerde … A.Ş’nin bayii olarak çalışırken faaliyetini durdurduğunu, kendisine ait eşyaları da sökerek götürdüğünü belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, ticaret sicil kaydına göre davacı ve borçlunun haciz adresinde faaliyet gösterdiğini, mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğunu, sunulan faturaların istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını, borçlunun kendisine ait makine ve teçhizatı söküp götürdüğüne dair belge ve bilgi bulunmadığın belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu şirket) temsilcisi, haciz adresinde 1999–30.04.2010 arasında … A.Ş.’nin bayii olarak faaliyet gösterdiklerini, daha sonra kapatarak 30.04.2010’da mül sahibi olan belediye’ye yeri teslim ettiklerini, üçüncü kişinin bundan sonra düzenlenen kira sözleşmesi uyarınca faaliyete başladığını belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haciz adresindeki iş yerinin … Ofisi A.Ş.’nin akaryakıt bayii olarak çalışmak
üzere üçüncü kişiye … Belediye Başkanlığı tarafından 07.06.2010 başlangıç tarihli sözleşme ile kiralandığı, davacının bu iş kolunda uzun yıllardır faaliyet gösterdiği, borçlu şirketin de ticaret sicil kaydına göre haciz adresinde faal gözüktüğü, ancak burada fiilen çalışmadığı, … …nin borçlu ile imzaladıkları bayilik sözleşmesinin sona erdiği, taşınmazdaki kullanım hakkının sona ermesi ile birlikte kendilerine ait demirbaşları sökerek götürdükleri faturaların ve ticari kayıtların istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olduğu, işyeri devri yapılmadığı, tazminata ilişkin koşulların gerçekleşmediği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz adresinde üçüncü kişiden önce takip borçlusu şirket, … …nin bayii olarak faaliyet göstermiştir.
Borçlu lisans iptali için Enerji Piyasa Düzenleme Kurumu’na verdiği dilekçesinde haciz adresindeki işyerini üçüncü kişiye devrettiğini belirtmiştir.
Dairemiz tarafından 2012/2981 Esas sayı ile incelenen (bir başka takip dosyasında aynı yerde yapılan hacze ilişkin aynı mahcuzlara yönelik aynı taraflar arasında sonuçlanan istihkak davası ile ilgili) Yalova İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2011/219 Esas sayılı dosyası içerisinde bulunan … A.Ş.’nin 23.08.2011 günlü yazı cevabı içeriğinde davacının gönderdiği 23.06.2010 tarihli ihtarname üzerine kendilerine ait teçhizatı haciz mahallinden söktüklerini, diğerlerini ise borçluya fatura ettiklerini bildirdikleri, bunların listesini de ekledikleri anlaşılmıştır. Sökülmeyen malzemenin fatura değeri 37.426,62.-TL’dir.
Bu koşullarda yukarıda değinilen ve bağlantılı dosya içerisinde bulunan delillerin bu dosya içerisine de alınarak … …nin düzenlediği 08.12.2010 tarihli fatura kapsamında yerinde bırakılan eşyaların kullanılmaya devam edilip edilmediği mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile saptanmalıdır. Ayrıca borçlu ve davacının ticari kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak borcun doğumundan sonra işletme devri yapılıp yapılmadığı ya da borçlunun ticari emtiasının önemli bir bölümünün davacıya devredilip devretmediği de araştırılmalıdır.
Gerçekten de; borçlu, … A.Ş. tarafından kendisine fatura edilen malzeme ve teçhizatı üçüncü kişiye devretmiş olabilir ki bu durumda da İİK’nun 280/son maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının sonucuna göre de alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket edilip edilmediğinin değerlendirilmesi gerekir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.