Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10912 E. 2012/12395 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10912
KARAR NO : 2012/12395
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2009/6357 sayılı Takip dosyasında yapılan 26.08.2011 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait faturalı eşyalar olduğunu, borçlunun haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, davacının iş yerini mülk sahibinden boş olarak kiraladığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği borçlunun faaliyet adresinde yapıldığını, aynı yerde eski tarihli iki haciz işleminin daha yapıldığını, sunulan delillerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin, borçlunun 31.12.2007’de terk ettiği eski faaliyet adresinde yapıldığı, burasının 24.12.2010‘dan beri davacı adına kayıtlı iş yeri olduğu, hacizde borçlunun hazır bulunmadığı, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu, istihkak iddiasının kanıtlandığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Somut olayda, takibe konu borç 30.01.2008 ve 30.05.2008 tarihli çeklerden kaynaklanmaktadır.
26.05.2011 günlü hacizde hazır bulunan üçüncü kişi, borçluya ait iş yerini devraldığı yönünde beyanda bulunmuştur. Haciz tutanakları İİK’nun 8/son maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdendir. Davacı bu belgenin aksini kanıtlamaya elverişli bir delil sunamamıştır. Beyanını sonradan değiştirmesi de haciz tutanağına geçen hususları geçersiz kılacak bir durum olarak kabul edilmemelidir.
Kira sözleşmesi ve vergi levhasına göre davacının haciz adresindeki faaliyeti borcun doğumundan çok sonra başlamıştır.
Bu koşullarda borcun doğumundan sonra örtülü iş yeri devri yapıldığı, istihkak iddiasının ise alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünün kabulü gerekir. Bir an için devir gerçek kabul edilse bile İİK’nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiği iddia ve ispat edilemediğine göre BK’nun 179. maddesi uyarınca devralanını da işletmenin borçlarından iki yıl süre ile sorumlu olacağının kabulü gerekir.
Oluya ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.