Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10916 E. 2013/6960 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10916
KARAR NO : 2013/6960
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili,davalı borçlu …’in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla üzerinde üç dükkan,iki mesken bulunan taşınmazını 23.2.2009 tarihinde davalı …’ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu …, takip konusu senedi kardeşinin borcu için teminat olarak ve boş verdiğini,aslında davacıya borcu olmadığını, dava konusu taşınmazları da üzerindeki ipoteklerle birlikte borca mahsuben davalıya devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili,dava konusu taşınmazlar üzerinde müvekkilinin alacaklı olduğu dört takip dosyasından haciz bulunduğunu,taşınmazları ipotekle borca mahsuben aldıklarını ve ipotek borçlarını ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konu taşınmazların tapudaki satış bedeli ile gerçek bedeli arasında fahiş fark bulunduğu, dolayısıyla tasarrufun bağış hükmünde olup İİK’nun 278/3-2.maddesi gereğince iptale tabi olduğu, davalı …’nın 2008/547 sayılı takip dosyasında davalı borçludan alacaklı olduğu, takibin sonucunu beklemeden borçluya ait taşınmazı satın alarak borcunun
tahsil edilmesi İİK’nin 279. maddesi gereğince mutad ödeme şekli olmadığından tasarrufun iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nin 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat’i (İİK’nin 143.md) yada geçici (İİK’nin 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesi dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta karar düzeltme aşamasında bile sunulabilir.
Somut olayda davacının alacaklı olduğu Bismil İcra Müdürlüğünün 2009/2050 sayılı takip dosyasından sadece ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, bunun dışında malvarlığı araştırması ve haciz işlemlerinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Kısacası dosya kapsamından davacı tarafından davalı borçlu hakkında düzenlenmiş geçici ve kat’i aciz belgesinin sunulmadığı anlaşılmaktadır. O halde davacı vekiline kat’i (İİK’nin 143.md) ya da geçici (İİK’nin 105.md) aciz belgesi sunması için makul bir süre verilmesi sunulduğu takdirde mevcut delillere göre dava konusu tasarrufun İİK 277,278,279 ve 280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi, sunulmadığı takdirde ise davanın önkoşul yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 14.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.