Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11012 E. 2012/12735 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11012
KARAR NO : 2012/12735
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (alacaklı) vekili, …. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3594 sayılı Takip dosyasında davacının işçilik alacağı nedeni ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun takip tarihinden sonra alacaklıdan mal kaçırmak için haciz adresindeki iş yerinin adını değiştirdiğini, üçüncü kişi şirket üzerinden faaliyetini sürdürmeye devam ettiğini, ortakları ve çalışanları itibarı ile de iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, 22.07.2011 günlü hacze konu eşyaların ve haciz adresindeki iş yerinin üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, üçüncü kişi ve borçlunun iki ayrı tüzel kişilik olduğunu, birbirlerinin borçlarından sorumlu tutulamayacaklarını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davalı üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında ortakları itibarı ile organik bağ bulunduğu, aynı alanda faaliyet gösterdikleri, dava dilekçesinin dahi iki şirket adına aynı kişi tarafından alındığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Alacaklının İİK’nun 99.maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” iddiasının reddi davası niteliğindedir.
İİK’nun 99. maddesinde: “Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.“ düzenlemesi yer almaktadır.
Buna göre, alacaklının anılan madde hükmü uyarınca istihkak iddiasının reddi davası açabilmesi için 3.kişi ya da onun yerine istihkak iddiasında bulunacak yetkilisinin temsilcisinin geçerli bir istihkak iddiasının bulunması gerekir.
Somut olayda dava konusu haciz sırasında üçüncü kişi lehine istihkak iddia eden kişi, davacı şirketin yetkilisi ya da vekili değildir.
Bu koşullarda geçerli bir istihkak iddiası olmadığı için alacaklının istihkak iddiasının reddi davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Davanın hukuki yarar yokluğundan reddi yerine işin esasına girilerek yazılı biçimde kabulüne yönelik hüküm kurulması hatalı olmuştur.
S O N U Ç:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.