YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11221
KARAR NO : 2012/12391
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ve davalı (Alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), ….İcra Müdürlüğü’nün 2010/5441 sayılı takip dosyasından yazılan talimat uyarınca, ….İcra Müdürlüğü’nün 2011/76 sayılı Talimat dosyasında yapılan 12.07.2011 günlü hacze konu menkullerden haciz tutanağının 1b sırasındaki koltuk takımı dışında kalan tüm eşyaların kendisine ait olduğunu, haciz adresinde 10 yıldır oturduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin takip borçlusunun huzurunda, kardeşi olan üçüncü kişi ile birlikte oturduğu yerde yapıldığını, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlayamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin takip borçlusunun evinde yapıldığı, bu sırada borçlunun hazır bulunduğu, istihkak iddiasının kanıtlanamadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili ile davalı (Alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava red ile sonuçlandığına göre, kendisini bir vekil aracılığı ile takip ettiren alacaklı taraf lehine, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 3.bendine “…karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri olan 5.300,00.-TL üzerinden hesaplanan 636,00.-TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine” ibaresinin yazılıp eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75.TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.