YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11234
KARAR NO : 2013/15431
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan …’nın maliki, Güven Sigorta A.Ş.’nin trafik sigortacısı ve …’in sevk ve idaresindeki otobüsün, müvekkiline ait araca tam kusurlu olarak arkadan çarpması sonucu hasar meydana geldiği belirterek, toplam 15.000.00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı … ve … vekili davacıya ait araca müvekkillerinin sürücüsü ve malik olduğu aracın çarpmadığını belirtip hasar miktarına da itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Güven Sigorta A.Ş. vekili, davalı tarafa ait aracın müvekkil şirkete 5.750,00 TL limitle zorunlu mali mesuliyet sigortalı, 25.000,00 TL limitle ihtiyari mali mesuliyet sigortalı olduğunu, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı bulunduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, tüm dosya kapsamına ve Yargıtay bozma ilamına göre davalılar … ve … yönünden davanın reddine, davalı Güven Sigorta A.Ş. yönünden ise kısmen kabulü ile 5.500,00 TL’nin
23.08.2006 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte anılan davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararında, kısaca araç zararının, aracın hurdaya ayrılması haline göre belirlenmesi gerektiği, hükme esas alınmış olan bilirkişi raporunda davalılara kusur verilirken dayanılan kusur delillerine gönderme yapılmadığı ve davalı … şirketinin kazaya karışan diğer araç sahiplerine davalı taraf sürücülerinin kusurlarıyla ilgili olarak yaptığı ödemelere ilişkin belgeler getirtilerek garameten yapılması gereken ödemelerin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi hususları bildirilmiştir. Bozma sonrası mahkeme tarafından kusur ve hasar yönünden uzman olmayan hukukçu bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur.
1086 Sayılı HUMK.’nun 275. (6100 Sayılı HMK.’nin 266.) ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında hasar miktarının hesaplanması ve kusur oranının tespiti uzmanlığı gerektiren konulardandır. Buna göre kusur ve hasar konusunda uzman olmayan hukukçu bilirkişiden alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek hasar ve kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan dava dosyası kapsamı, kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, ekspertiz raporu, önceki bilirkişi raporları ve diğer deliller incelenerek daha önce uyulan Yargıtay bozma kararı doğrultusunda sigortalı araçta oluşan hasarın aracın hurdaya ayrılması haline göre tespiti ve kusur oranlarının kusura ilişkin deliller de belirtilmek suretiyle tespiti hususlarında, sigorta şirketince kazaya karışan diğer araçlara yapılan ödemelerde dikkate alınıp garameten yapılması gereken ödemeler de belirlenerek ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabul ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.