Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11646 E. 2012/13215 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11646
KARAR NO : 2012/13215
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada aracın ağır hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6.000 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 25.000 TL olarak arttırmıştır.
Davalı vekili,kaza sırasında araç sürücüsünün alkolü olduğunu kazanın bu nedenle meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 28.09.2010 gün, 2010/3897 Esas, 2010/7425 Karar sayılı ilamıyla, mahkemece, iki nöroloji uzmanı ve trafik konusunda bir bilirkişi uzmanından oluşturulacak bilirkişi kurulundan, öncelikle adli tıp kurumundan alkol ölçümüne dayanak yapılan belgeler getirtilerek, araç sürücüsünün alkollü olup olmadığı, kaza tutanağını düzenleyen tutanak mümzii tarafından yapılan ölçümde alkolsüz çıktığı gözetilerek çelişkinin giderilmesi, sürücünün alkollü olduğunun tespiti halinde, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği, olayın oluşuna yol ve hava durumunun veya başka unsurların da etkili olup olmadığının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık ve
raporlar arasındaki çelişkileri giderici rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, davacının trafik kazasından kaynaklanan zararının davalı kasko sigortacısı şirketten tahsili isteminden ibarettir.
Dairemizin bozma ilamında, öncelikle sürücü….’in kaza anında alkollü olup olmadığının tespit edilerek ortaya konması, daha sonra da kazanın, polis ekiplerinin kaçan sürücüyü arkadan takibi esnasında gerçekleştiği hususu da belirtilerek, olayın oluşumuna alkol dışında başka unsurların da etkili olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.
Oysa, bozma sonrasında mahkemece alınan 05.12.2011 tarihli bilirkişi heyet raporunda, sadece sürücünün aldığı alkolün kaza üzerindeki etkisi irdelenmiş, olayın oluş şekli, tüm diğer koşullarla birlikte değerlendirilerek irdelenmemiş ve mahkemece hüküm kurmaya elverişli olmayan bu rapora itibar edilerek karar tesis edilmiştir.
Sürücü…’in kaza anında 69,5 promil alkollü olduğu hususu, bozma sonrası Adli Tıp Kurumu ile yapılan yazışmalar sonucu ortaya konmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş, bozma ilamı doğrultusunda, iki nöroloji uzmanı ve trafik konusunda bir bilirkişi uzmanından oluşturulacak bilirkişi kurulundan, kazanın kaçma-kovalamaca sırasında gerçekleştiği, hava ve yol durumu ve diğer unsurlarla birlikte değerlendirilmek suretiyle kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bir rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi iken, yazılı şekilde bozma ilamının gereklerine uygun olmayan, gerekçesiz ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bozma kapsamına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kapsam ve nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.