Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11648 E. 2013/9285 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11648
KARAR NO : 2013/9285
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili,davalı borçlu … Tarım ve Hayvancılık Gıda ve İhtiyaç Mad. İnş. ve İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 17.5.2007 tarihinde davalı …’ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufunun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazın değerinin 10.000,00 TL’nin üzerinde olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, tasarrufun borçtan önce yapıldığını,aciz belgesi sunulmadığını, dava konusu taşınmazın iyiniyetle ve gerçek bedeliyle alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan önce yapıldığı, aksinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilme koşulları arasında mahkemece de belirlendiği gibi iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılması gereklidir.
Somut olayda takip konusu borç 12.12.2007 ve 29.12.2007 keşide tarihli çeklere dayalı olup iptali istenen tasarruf 17.5.2007 tarihli olması nedeniyle görünüşte dava konusu tasarrufun borçtan önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davacı vekili takip konusu alacağın iptali istenen tasarruftan önce ve davalı borçlu ile aralarında organik bağ bulunan … Yapı Ltd Şti’ne sattıkları ve karşılığında davalı şirketin vadeli çeklerinin verildiği kereste satışından doğduğunu, davalı borçlu ile doğrudan ticari ilişkileri olmadığını beyan etmiş; aynı itirazlarını 9.4.2012 tarihli bilirkişi raporuna karşı da bildirmiştir.Kural olarak çekte vade olmamakla birlikte ticari hayatta çeklerin de bono gibi vadeli kullanıldığı bilinen bir gerçektir.Dosyada mevcut ticari sicil kayıtlarından davacının ticari ilişki içinde olduğunu ve borcun doğumuna ilişkin kereste sattıklarını beyan ettiği dava dışı … Yapı Ltd Şti ile davalı borçlu şirket arasında ortak ve kurucuları bakımından organik bağ bulunduğu (borçlu şirket ortakları Kasım ve … … ile, dava dışı … Yapı Ltd. Şti ortakları … … ve … …’in kardeş oldukları,hatta … …’in 25.8.2007 tarihinde öldüğü anlaşıldığından …’in … Ltd. Şti’nin miras yoluyla ortak olma durumu da mevcuttur ) anlaşılmaktadır. O halde mahkemece davacının borcun doğumuna ilişkin iddiasının değerlendirilmesi amacıyla davacı ile dava dışı … Yapı Ltd. Şti’ne ait ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması adı geçen taraflar arasında kereste satımına ilişkin ticari ilişki bulunup bulunmadığı, ticari ilişki var ise bu ilişkinin başlangıç tarihi, belirlenecek bu tarihin iptali istenen tasarruftan önce olması halinde bu defa davalı borçlu ile dava dışı … Yapı Ltd Şti’nin ticari defterleri ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak birbirlerinin borçlarını ödeyip ödemedikleri birlikte çalışıp çalışmadıkları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.