Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11669 E. 2013/9286 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11669
KARAR NO : 2013/9286
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili,davalı borçlu …’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı … plakalı aracı 22.1.2010 tarihinde oğlu davalı …’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufunun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu 21.9.2011 tarihinde vefat ettiğinden ve mirasçıları mirası reddettiğinden mirasçıları davaya dahil edilmemiştir.
Davalı … dava konusu aracı kredi kullanarak aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, ,davalıların baba -oğul olması nedeniyle dava konusu tasarrufun İİK 278/3 ve 280/1 maddeler gereğince iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
Somut olayda, borçlu … davadan önce 21.9.2011 tarihinde vefat etmiş ,kanuni mirasçıları (eş ve çocukları ) 6.2.2012 tarihinde kesinleşen ilamla borçlunun mirasını reddetmiştir.O halde zorunlu hasım olan borçlunun en yakın miraşçıları mirası reddettiğinden konunun miras hükümleri çerçevesinde çözümü gerekir.Bu durumda mahallin Sulh Hukuk Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi sağlanmalı ,anılan mahkemece mirası reddedilen borçlu için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci huzuru ile davaya devam olunmalıdır.Mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedilmesinin anlaşılması ile res’en yapılması gereken işlemlerdendir.O halde yukarıda açıklanan yöntemle ölü borçlunun davada temsili sağlanarak husumet sorununun çözümlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm doğru görülmemiştir.(HGK’nun3.7.2002,15/572-577;29.1.1975 ve 1682-100,;Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 27.1.1995 gün ve 1995/13145,1995/947 sayılı ilamları da aynı doğrultudadır)
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 18.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.