Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11747 E. 2012/12738 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11747
KARAR NO : 2012/12738
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

Davacı 3.kişi … Unlu Mamülleri AŞ. ile davalı alacaklı … Un San. AŞ. Aralarındaki dava hakkında ….İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 11.05.2009 gün ve 2008/847-2009/499 sayılı hükmün Dairenin 21.06.2011 gün ve 2011/5323-6469 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı 3.kişi tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Antalya 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/490 sayılı Talimat dosyasında yapılan 24.10.2008 günlü hacze konu menkullerin üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haciz adresinde 16.08.2007 tarihinden beri davacı üçüncü kişinin faaliyet gösterdiği, borçlunun burası ile ilgisinin bulunmadığı, sunulan faturalar ve ticari kayıtlarla da istihkak iddiasının kanıtlandığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İcra takibine konu borç 30.05.2008 tarihli çekten kaynaklanmaktadır. Çekin düzenlenmesine neden olan temeldeki hukuki ilişki, buna göre borcun gerçek doğum tarihi saptanmamıştır. Davacı şirket çek tarihinden çok önce kurularak haciz adresindeki faaliyetine başlamıştır. Borçlunun bu adreste davacı ile birlikte ticari faaliyette bulunduğunu gösteren bir delil de elde edilememiştir.
Ne var ki öncelikle borcun gerçek doğum tarihi (borçlunun ve alacaklının ticari kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile) saptanabilir. Diğer yandan davacı ve borçlunun aynı adreste fiilen birlikte çalışıp çalışmadıkları, arada organik bağ olup olmadığı ya da
borcun doğum tarihine göre alacaklıdan mal kaçırmak için kendi aralarında örtülü iş yeri devri yapıp yapmadıkları hem mahallinde yaptırılacak zabıta araştırması ile hem de tarafların ticari kayıtları üzerinde yaptırılacak bir bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak işin esasına yönelik yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olduğundan davacı üçüncü kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemize ait bozma kararının gerekçesinin değiştirilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 21.06.2011 gün, 5323–6469 sayılı bozma ilamının gerekçesinin değiştirilerek yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, tashihi karar peşin harcın karar düzeltme isteyen davacı 3.kişiye geri verilmesine 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.