YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11980
KARAR NO : 2013/8494
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ : İstanbul Asliye 7. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı aracın, davalıların murisinin işleteni olduğu araç sürücüsünün alkollü olarak sevk ve idaresi sırasında yaptığı kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan … ‘in vefat ettiğini, destekten yoksun kalanlara bu nedenle tazminat ödendiğini belirterek 30.192,00.-TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı …vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile davalıların murisinin işleteni olduğu aracın sürücüsünün münhasıran alkolün etkisi ile kazaya neden olduğu kabul edilerek 30.192,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigorta poliçesine dayalı, sürücünün alkollü olması nedeni ile oluşan zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 1982 Anayasasının 36. maddesi ve HUMK’nın 73. maddesi (6100 sayılı HMK m. 27) uyarınca çek açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Değinilen işlemleri yanında tebligat, bilgilendirme yanında, belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Bu nedenle tebliğ ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümleri tamamen şeklidir. Kanun ve Tüzüğün amacı, tebliğin muhatabına ulaşması, konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hal böyle olunca, kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur.
Somut olayda, davalı işleten … ‘un vefatı nedeniyle davaya dahil edilen mirasçılarına dava dilekçesi 35. maddeye göre tebliğ edilmiş ise de, davalı … dışındaki davalıların tamamına aynı adrese dava dilekçesi tebliğ edilmiş, … için çıkartılan davetiye belirtilen numaranının bulunmadığından, diğer davalıların ise adresten ayrıldıkları, muhtarlık kayıtlarının bulunmadığı belirtilmiş, adres araştırması yapılmadan bila tebliğ iade edilmiştir. Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince yapılan tebligatların ise muhatapların adreste bulunmama sebebi araştırılmamış, muhatapların geçici olarak mı sürekli mi adresinden ayrıldığı hususu ile devamlı surette ayrılması halinde yeni adresinin tespiti cihetine gidilmemiş, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini mümkün oldukça en yakın komşularından birine varsa yönetici yada kapıcıya bildirilmemiştir. Bu halde davalı tarafa Tebligat Kanunu 35. maddesi ile Tüzüğün 28. ve 55. maddeleri hükümlerine uygun şekilde tebligat yapıldığından söz edilemez.
Bu durumda mahkemece davalılara 7200 sayılı Tebligat Kanununda değişiklik yapan 19.01.2011 gün ve 6099 sayılı Kanundaki değişiklikler de nazara alınarak usule uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği ile savunma ve delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde taraf teşkili sağlanmadan, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 6.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.