Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/12090 E. 2013/14464 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12090
KARAR NO : 2013/14464
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı … vekili, davalı borçlu Doğan aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı kardeşi Hanife’ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiş taşınmazın, borçlunun borcundan dolayı satışı sonrasında ise davayı bedele dönüştürerek tazminat talep etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu Doğan usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, alacağın doğum tarihinin iptali istenen tasarruftan sonra olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava önkoşulu olup mahkemece res’en araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Somut olayda davacının takibinin dayanağını oluşturan çekin, davalı borçlunun şirketine gönderilen bir para karşılığında verildiği ileri sürülmüş ve buna dair banka kayıtları da istenmiştir. Takip miktarı ile davacının göndermiş olduğu havale miktarı birbirini tutmakta olup yapılan takibe borçlu tarafından da itiraz edilmemiştir. Takibin dayanağı olan çekin, davacının dayandığı banka makbuzu dışındaki bir ilişkiden kaynaklandığı da ileri sürülüp ispat edilmiş değildir. Bu durumda davacının, işçisi vasıtasıyla gönderdiğini ileri sürdüğü paranın, borçlu ile ilişkili olan bir şirkete gönderilip gönderilmediğinin belirlenmesi amacıyla şirketin ortaklarına ilişkin kayıtlar getirtildikten sonra banka aracılığıyla gönderilen paranın kayıt edilip edilmediği hususunda ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmalı, davacı alacağının tasarruf tarihinden önce doğup doğmadığı belirlenmeli şayet alacağın daha önce doğduğu belirlenirse dava konusu taşınmazın ihale sonucu satışından 3. kişi Hanife’ye para kalıp kalmadığı da tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.10.2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.