YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12120
KARAR NO : 2013/18084
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Sigorta A.Ş (…) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın, 08.05.2008 tarihinde müvekkillerinin desteği … …’nın kullandığı araca çarpması sonucunda destek … …’nın yaşamını yitirdiğini, bu araçta yolcu olarak bulunan diğer müvekkili …’ın ağır derecede yaralandığını, araçta hasar oluştuğunu belirterek, toplam 11.250,00 TL maddi tazminat ile toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili tarafından, 16.01.2012 tarihli ıslah dilekçesi verilerek, maddi tazminat istemi, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmış ve toplam 110.844,50 TL maddi tazminat istenmiştir.
Davalılar ise, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davacı eş … için 108.027,03 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata, davacı … için tedavi-ulaşım giderleri nedeniyle 723,00 TL, geçici iş göremezlik zararı nedeniyle 1.444,50 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminata, davacı … için 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Karar, … Sigorta (…) A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza yargılaması sırasında
alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … … Sigorta A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı … … Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava trafik kazası sonucu ölüm, yaralanma ve araç hasarı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
01.01.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5615 sayılı Yasa’nın 2. maddesiyle değişik 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Asgari geçim indirimi başlıklı 32. maddesi “Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır. Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmi döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz” hükmünü içermektedir.
Bu bakımdan, pasif devrede herhangi bir işte çalışılmasa bile, salt yaşamsal faaliyetlerinin, sürdürülmesinin ekonomik bir değer taşıması nedeniyle bundan yoksun kalan hak sahipleri bakımından bir zarar oluşacağı ve bu zararın karşılanması amacıyla pasif devre zararının hesaplanması gerektiği, bu zararın hesaplanması sırasında esas alınması gereken ücretin asgari ücret olduğu Dairemizin ve Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer bir deyişle pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Bu duruma göre ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif devre zararının hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı açıktır.
Mahkemece hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunda; “Müteveffanın kazanç kaybı hesaplanırken hesaplamaya baz alınan net ücretlere asgari geçim indirimi uygulanmıştır.” biçiminde açıklama bulunmaktadır. Ancak, bu bilirkişi raporundaki hesaplamalarda asgari geçim indiriminin uygulanıp uygulanmadığı, hangi dönem için uygulandığı tam olarak anlaşılamamaktadır. Bu haliyle bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Pasif devre destek zararının, asgari geçim indirimi dikkate alınmak suretiyle belirlenen ücret esas alınarak hesaplanmaması gerekir. Bu durumda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak destek tazminatı belirlenmelidir.
3-Dava dilekçesinde, tedavi giderleri de istenmiştir. Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Yasa’nın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasa’nın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı”, Yasanın geçici 1.maddesi ile de “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği” öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir.. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen motorlu aracın, işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve
sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasa’nın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk “Sosyal Güvenlik Kurumu’na” geçtiğinden eldeki davada yasal hasımın “Sosyal Güvenlik Kurumu” olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, “Sosyal Güvenlik Kurumu”nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasa’nın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi ve 2918 Sayılı Yasa’nın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı … şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … … Sigorta A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı … … Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … … Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.