Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1228 E. 2012/5545 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1228
KARAR NO : 2012/5545
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi vekili, İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2008/17316 sayılı takip dosyasından 28.5.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin babası …’ye ait kasap dükkanının alt katında bulunan ve müvekkilince depo olarak kullanılan yerde yapıldığını, başka bir adreste faaliyet gösteren müvekkilinin dava konusu terlikleri 4.5.2009 tarihli fatura ile borçludan satın aldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu malların alacaklı müvekkili tarafından borçlu şirkete satılan menkuller olduğunu, takibin bu malların bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığını, davacı 3. kişinin gerçekte borçlu şirketin işçisi olduğunu, haczedilen menkullere ait kolilerin üzerinde borçlu isminin yazılı olduğunu, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu mahcuzların dava sırasında satılmış olduğu gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; davacı ile borçlu arasındaki işlemler muvazaalı olduğundan yargılama masraflarının davacı 3. kişi üzerinde bırakılmış, hüküm, davacı 3. kişi vekili ile davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96. vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3. kişi haczin babasına ait kasap dükkanının altında bulunan ve kendisince depo olarak kullanılan yerde yapıldığını ileri sürmüş ise de, haciz mahallinde borçlu şirket isminin yazılı olduğu terlik kutuları bulunmuştur. Haciz sırasında hazır bulunan 3. kişinin babası … haczedilen terliklerin borçlu şirket tarafından icradan sonra alınıp oğlu 3. kişiye satmak üzere bırakıldığını söylemiş, daha sonra da borçlunun bu malları oğluna fatura karşılığında sattığını söyleyrcek çelişkili beyanlarda bulunmuştur. Davacı 3. kişinin dayandığı fatura, borcun doğumundan sonraki tarihli olduğu gibi faturanın borçlu şirket tarafından düzenlendiği başka bir deyişle dava konusu mahcuzların borçlu tarafından 3. kişiye satıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde davacı 3. kişi ile borçlu şirket arasındaki ilişki örtülü işletme devri niteliğinde olup İİK.nun 280/3 maddesi uyarınca borçlunun işletmesinin mühim bir kısmını devraldığı anlaşılan 3. kişinin borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlununda bu hallerde ızrar kasdıyla hareket ettiği kabul olunur. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca mahkemece dava konusu mahcuzların yargılama devam ederken ihalede satılmış olduğu davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa dava konusu mahcuzların 24.11.2009 tarihinde 9.300 TL bedelle alacağa mahsuben alacaklıya satılması halinde dava konusuz kalmayıp bedele dönüşür. Mahkemece davanın bedele dönüştüğü gözetilmeden aksi düşüncelerle hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekili ile davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ve davalı alacaklıya geri verilmesine 3.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.