Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/12354 E. 2013/10740 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12354
KARAR NO : 2013/10740
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, tedavinin devam ettiğini, maddi ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, sorumluluklarını yerine getirdiklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, 10.000,00 TL ‘nin ilk başvuru tarihi olan 01.10.2007 tarihiden 8 iş günü sonra işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda 22.04.2008 tarihinde davalı tarafından davacıya ödenen 33.177,27 TL. Tazminatın ödeme tarihinden zarar hesabının yapıldığı tarihe kadar geçecek süre için güncelleme yapılarak hesaplanan tazminattan mahsup edildiği taktirde karşılanmamış bir zararın bulunmadığı ancak sigorta ödemesi güncellenmez ise gerçek zarar miktarı 45.419,00 TL olduğu, bundan 33.177,27 TL düşüldüğü takdirde bakiye 12.241- TL talep edilebilecek miktar bulunduğu bildirilmiştir.Davalı … tarafından yapılan ödemeyi tazminat hesabı yapılmadan önce alan davacı bilirkişinin hesap tarihine kadar geçen süre nedeni ile aldığı paranın yasal faizi kadar kazanım elde etmiştir. Oysa, olay nedeniyle davalının sorumlu olduğu tazminat bu hesaplamanın yapıldığı gündeki verilere göre yapılmalıdır.
Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacıya yapılan sigorta ödemesinin, ödeme günü ile dava konusu tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan bu yön gözetilip bilirkişinin bildirdiği güncellenme yapılmış miktara göre karar verip davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 4.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.