Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/12363 E. 2012/12978 K. 23.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12363
KARAR NO : 2012/12978
KARAR TARİHİ : 23.11.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasında…. Asliye Ticaret ve Antalya Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici şirket arasında yapılan düzenleme şeklinde kat karşılığı satış vaadi ve inşaat sözleşmesinin J bendi uyarınca yüklenici tarafça yapılması gereken çevre düzenlemesine ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle yapılmayan iş bedelinin davalıdan tahsili ile, arsa payı oranında davacı arsa sahipleri ile yükleniciden bağımsız bölüm satın alan bir kısım davacılara verilmesi istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlığın 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesi ise, bir kısım davacıların arsa sahibi olduklarını, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesinde belirtilen tüketici kavramı içinde değerlendirilmeyeceğini ve eser sözleşmesinden kaynaklanan talep yönünden de Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.
Maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır.
Diğer taraftan, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki yasada değişiklik yapan 4822 Sayılı Yasanın 3/f maddesine göre satıcı; “kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişiler” olarak, aynı Yasa’nın 3/e maddesinde de tüketici: “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmış, 3/c maddesinde ise, “konut ve tatil amaçlı taşınmaz mal satışları da” Tüketici Yasası kapsamına alınmıştır.
Bir kısım davacıların davalı yüklenici ile inşaat yapım sözleşmesi konusunda anlaştıkları ve davalının yerine getirmediği sözleşme hükmü uyarınca iş bedelinin istendiği somut olayda, davacıların bir kısmının yükleniciden konut amaçlı bağımsız bölüm satın aldığı belirtilmiştir. Davacıların tamamının zorunlu dava arkadaşı olmadığı nazara alındığında, davalı yükleniciden bağımsız bölüm satın alanlar tarafından açılan davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bu kişiler bakımından yargılamaya devam edilmeli, yüklenici ile yapılan 17.04.2001 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan davacılar bakımından ise, Tüketici Mahkemesince dava dosyasının tefrik edilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22.(1086 sayılı HUMK.’nun 25. ve 26.) maddeleri gereğince Antalya Tüketici Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 23/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.