YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12411
KARAR NO : 2012/13414
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/709 sayılı Takip dosyasında yapılan 23.03.2009 ve 25.12.2009 günlü hacizlere konu menkullerin üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemi ile iki ayrı istihkak davası açmış, mahkemece aradaki hukuki ve fiili bağlantı nedeni ile birleştirme kararı verilerek yargılamaya 2009/442 Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “aynı takip dosyasında aynı yerde yapılan 23.03.2009 ve 25.12.2009 tarihli hacizlere karşı iki ayrı istihkak davası açıldığı, arada maddi ve hukuki bağlantı bulunduğundan birleştirildiği, alacaklı ve borçlunun karı koca olduğu, boşanma davası sonucunda verilen tazminat kararının ve boşanmadan sonra verilen katkı payı kararının takibe konulduğu, evlilik birliği devam ederken alacaklının borçluyu zarara uğrattığı, takip borçlusunun boşanma davası açıldıktan sonra ticareti terk ettiği yönünde dilekçe verdiği, davacının borçlunun eski iş yerinde 17.12.2003’te ek iş yeri açtığı, bu kararın da
26.12.2007 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, ancak anılan tarihte borçlunun da haciz adresindeki faaliyetini sürdüğü, 29.03.2008’den sonra ise aynı yerde sigortalı olarak çalışmaya başladığı, asıl iş yerindeki faaliyetini ise daha sonra 27.06.2008’de sona erdirdiği, haczin borçlunun huzurunda yapıldığı, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu, davacının karinenin aksini kanıtlayamadığı, tazminata ilişkin koşulların oluştuğu“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davalı alacaklının 29.04.2010 tarihli talebi üzerine dava konusu haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hükümden sonra ortaya çıkan bu yeni durum nedeni ile dava konusuz kalmıştır.
Konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcı ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden borçlunun organik bağ içerisinde bulunduğu davacı şirket ile takibe dayanak ilam ile ilgili davanın açılmasından sonra alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yaptıkları anlaşılmaktadır. Buna göre davacı üçüncü kişinin davanın açılmasına neden olan taraf olarak kabulü gerekmektedir.
Diğer taraftan davanın konusuz kalması halinde İİK’nun 97/13. ve 15. maddesindeki tazminata da hükmedilemeyecektir.
Her ne kadar davanın konusuz kalması bozma nedeni ise de bu durumun sadece hükmün sonuçlarına etki edeceği düşünülmüş, yargılama giderleri, harç ve vekâlet ücreti ile ilgili kısımların sonucu itibarı ile doğru olduğu görülmüştür. Tazminat ile ilgili kısma yönelik yanlışlıkların giderilmesinin ise yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte bulunmadığı anlaşılmış, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Davacı üçüncü kişi vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 1. bendinin ikinci cümlesinde yer alan olan: “Tedbir kararı verilmiş olmakla davacının haczedilen
eşyaların değeri üzerinden %40 tazminata mahkûm edilmesine“ ibaresinin silinmesine; 2. bendinin ikinci cümlesinde yer alan: “Dava nedeniyle tedbir kararı verilmiş olup, tedbir kararı verildiğinden davacının haczedilen eşyaların değeri üzerinden %40 tazminata mahkûm edilmesine“ deki ibaresinin silinmesine hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.