Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/12446 E. 2012/13415 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12446
KARAR NO : 2012/13415
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/5404 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1014 sayılı Talimat dosyasında yapılan 05.04.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirketi ait olduğunu, borçlunun haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin takip borçlusunu mernis kaydında geçen, ödeme emrinin de tebliğ edildiği yerde yapıldığını, bu sırada borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, davacı şirketin iş yerini borçludan 5-6 ay önce devraldığını belirtmesine rağmen vergi levhasına göre 2008 yılından beri faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini, faturaların sonradan düzenlenmesinin mümkün olduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığını, davacı şirket çalışanın borçlunun boşandığı eşi olmasının da bunu kanıtladığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), haciz adresinde profesyonel fotoğrafçı olarak çalışırken 2009 yılının Eylül ayında bir başka yere taşındığını, bu sırada iş yerindeki bazı malları ve demirbaşları davacı şirkete fatura karşılığında satıp devrettiğini, ödemelerin yapıldığını, taşındığı yerdeki iş yerini de kapattığını belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapılmasına rağmen, bu sırada borçlunun hazır bulunmaması ve davacının iş yerini borçludan daha öncesinde devraldığının tespit edilmesi karşısında İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu, istihkak iddiasının haklı sebebe dayandığı” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Takip borçlusu, icra takibine dayanak senedin düzenlenmesinden sonra ticari emtiasının önemli bir bölümünü üçüncü kişiye devretmiştir. Borçlu ile aynı alanda faaliyet gösteren üçüncü kişi şirket, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilebilecek durumdadır.
İİK’nun 280/3. maddesinde borçlunun ticari işletmesinin veya işyerindeki mevcut ticari emtiasının tamamını veya önemli bir kısmını devir veya satın alan üçüncü kişinin, borçlunun alacaklılarını zarar verme kastı ile hareket ettiğini bildiği yasal bir karine olarak kabul edilmiş, karinenin aksini kanıtlama yolları da aynı madde metninde gösterilmiştir.
Davacı üçüncü kişi şirket yasal karinenin aksini kanıtlamaya yönelik bir delil sunamamıştır.
Dairemizin uzun süredir istikrar kazanan uygulamasına göre; borcun doğumundan sonra borçlunun ticari emtiasının önemli bir bölümünü devralan üçüncü kişinin alacaklıdan mal kaçırmak için borçlu ile birlikte danışıklı olarak hareket ettiğinin kabulü gerekir.
Davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde kabulüne yönelik hüküm kurulması hatalı olmuştur.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.