YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12544
KARAR NO : 2012/13289
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı idareye ait trenin müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını, davalının hemzemin geçidin dolgu ve bakımını yaptırmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, kazadan sonra rayların arasının çakıllarla doldurulduğunu ve traverslerin döşendiğini, aracın pert olduğunu, sovtaj bedelinin mahsubundan sonra 24.780 TL zararlarının bulunduğunu, ayrıca aracın kullanılamaması sebebiyle 1.000 TL araç mahrumiyeti zararı olduğunu belirterek şimdilik 25.780 TL.nın kaza tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın meydana geldiği yolun bakım ve onarımından ilgili Belediyenin sorumlu olduğunu, rayların arasının travers ve çakıl taşlarıyla doldurulduğunu, aracın buraya saplanmasının mümkün olmadığını, kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 24.780 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar miktarının belirlenmesi için … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/93 Değişik İş Sayılı dosyasında tespit yaptırmış, 16.12.2010 tarihli tesbit bilirkişi raporunda belirtilen 24.780 TL hasar bedeli ve ayrıca 1.000 TL araç mahrumiyeti zararının tahsili istemiyle iş bu davayı açmıştır. Tesbit bilirkişi raporunun, davalı tarafa tebliği üzerine davalı vekili 30.12.2010 tarihli itiraz dilekçesi ile bu raporda belirtilen hasar miktarını kabul etmediğini bildirmiş, cevap dilekçesinde de davanın reddini savunmuştur. Davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan ve davalı vekilinin açıkça itirazda bulunduğu tesbit raporunda belirlenen hasar miktarı davalıyı bağlamayacağından davacı aracında davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin tesbiti gerekir.
Davalı taraf, kaza nedeniyle davacı aracında oluşan gerçek zarardan sorumludur. Bu durumda mahkemece, 27.6.2011 havale tarihli kusur raporunu düzenleyen bilirkişiden zarar gören aracın modeli, yaşı, özellikleri, kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri, hasarlı kısımları, tamirinin mümkün ve ekonomik olması halinde parça ve işçilik bedeli, tamirinin ekonomik olmaması halinde olay tarihindeki piyasa rayiç değeri ve sovtaj bedelinin ve gerçek zarar miktarının tesbiti hususlarında (tesbit bilirkişi raporu da irdelenerek) dosya kapsamına göre gerekçeli, denetime elverişli, ayrıntılı bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi davalı tarafın kabul etmediği 16.12.2010 tarihli raporda tesbit edilen hasar bedeline itibar ederek eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.