Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/12547 E. 2012/12112 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12547
KARAR NO : 2012/12112
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın takla atması sonucu araçta yolcu olan davacının iştirakçisi öldüğü için eşi ile çocuklarına dul ve yetim aylığı bağlandığını belirterek 5434 sayılı yasanın 129. maddesi gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 30.000 TL peşin sermaye değeri, 3.793,99 TL ödenen aylık toplamı, 60,70 TL işlemiş faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili, poliçe limitlerinin 10.000 TL olduğunu, bu miktarın hak sahiplerine ödendiğini, sorumluluklarının kalmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, ceza dosyasının henüz sonuçlanmadığını, vefat edenin mirasçıları tarafından müvekkillerine tazminat davası açıldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı kurumun rücu davası açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, Emekli Sandığı iştirakçısı olan Aslan Dülgeroğlu’nun trafik kazası sonucu vefatı ile eş ve çocuğuna bağlanan dul ve yetim aylıklarının peşin sermaye değerinin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davanın dayanağı 5434 sayılı Emekli Sandığı Yasası’nın 29.maddesi olup 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın 106.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5510 sayılı yasa 01.01.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ve TC. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nü ortadan kaldırıp bu kurumların yerine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı kurularak Sosyal Güvenlik Kurumları tek çatı altında toplanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun uygulayacağı yasa 5510 sayılı yasa olup anılan yasanın 101.maddesinde yasanın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerince çözümleneceği öngörülmüştür.
Bu halde yerel mahkemece mahkemenin görevsizliği, iş mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek duyulmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1)numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 05/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.