YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12780
KARAR NO : 2012/12979
KARAR TARİHİ : 23.11.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat hukukuna ilişkin davada …Asliye Hukuk ve …. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, davalıdan ihale yoluyla satın alınan taşınmazın, sözleşmeye aykırı olarak inşa edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, alışverişe konu mesken amaçlı taşınmaz mallarla ilgili her türlü ihtilafın Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesi ise, davalı belediyenin yasadaki satıcı tanımına uymadığını belirterek davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan
amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında konut satışına yönelik olarak satış vaadi sözleşmesi yapılmıştır. Ancak, davacının 4077 sayılı Kanunda belirtilen “Tüketici” tanımına girdiği kabul edilse dahi, davalı belediyenin ,yasanın yaptığı “satıcı” tanımına uymadığı anlaşılmakla, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22.(1086 sayılı HUMK.’nun 25. ve 26.) maddeleri gereğince …. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 23/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.