YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12861
KARAR NO : 2013/2689
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın tek taraflı trafik kazası sonucu ağır hasarlandığını bildirip davalı ile hasar bedeli konusunda anlaşamamaları nedeniyle kasko teminat tutarının tahsili için yaptıkları icra takibine vaki itirazın iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davaya konu araç üzerinde dain ve mürtehin kaydı olduğunu bildirip tüm kasko teminat bedelinin tahsilinin istenmesinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile Bingöl İcra Müdürlüğü’nün 2011/1005 sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 16.100,00 TL asıl alacak ve1.520,29 TL birikmiş faiz olmak üzere toplam 17.620, 29 TL ve asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak, sigortalı tarafından davalı … aleyhine itirazın iptali şeklinde açılan alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 266. maddesi gereğince “ Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren
hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.”
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.31.2.1. maddesi uyarınca “ onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerinde aşar yada taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır.” Davalı … meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, kasko sigortasında aslolan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Somut olayda, davacı aracı 17.08.2010 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında ağır biçimde hasarlanmıştır. Ekspertiz raporunda aracın ağır hasarlı olduğu, KDV hariç araçta 33.861,35 TL tutarında hasar bulunduğu belirtilmiştir. Aracın kasko sigorta bedeli 40.500,00 TL olup, davacı vekili, davalı … aleyhine, Bingöl İcra Müdürlüğü’nün 2011/1005 sayılı dosyasında yaptığı icra takibinde, 40.500,00 TL sigorta bedeli ile 3.913,88 TL işlemiş faiz toplamı 44.413, 88 TL’nin, asıl alacağa takip tarihinden işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalının takibe itirazı üzerine iş bu dava açılmıştır.
Dosyada mevcut 31.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda; davacı aracında işbu kaza nedeniyle meydana gelen onarım gideri toplamının 31.648,86 TL olduğu, aracın pertinin uygun bulunduğu, 2. el piyasa değerinin 32.000,00 TL, sovtaj bedelinin tenzili halinde 22.000,00 TL zarar oluştuğu, davalının, dava açılmadan önce davacıya 7.900,00 TL ödemede bulunduğu bununda mahsubu halinde 14.100,00 TL zarar kaldığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili hasarlı aracın mülkiyetinin müvekkiline bırakılması yönünde tercih hakkını kullanmış ve piyasa rayiç bedelinin az tespit edildiğini, bilirkişi raporunu bu nedenle kabul etmediğini bildirmiş, davalı vekili sovtaj bedelinin 24.100,00 TL olduğunu ileri sürerek rapora itiraz etmiştir.
Mahkemece bir kısım yetkili servislerden aracın olay tarihindeki 2.el piyasa değerleri sorulmuş ve bu araştırmalara göre aracın piyasa rayiç değerinin bilirkişi raporundaki gibi 32.000,00 TL değil, 34.000,00 TL olduğu kabul edilerek bu meblağdan 10.000,00 TL sovtaj bedeli ile 7.900,00 TL ödeme mahsup edilerek bakiye 16.100,00 TL asıl alacak ve 1.520,29 TL işlemiş faiz toplamı üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Aracın 2. el piyasa rayiç değerinin tespiti konusu, uzman bilirkişi incelemesini gerektirmekte olup, bu husus hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenecek hususlardan değildir.
Bu durumda mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek araç hasarı konusunda uzman bilirkişi kurulundan, davacıya ait aracın olay tarihindeki 2. el piyasa rayiç değeri ile sovtaj bedelinin tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, dosyada bulunan ekspertiz raporu, önceki bilirkişi raporu, davacı ve davalı vekillerinin itirazlarının da irdelenip değerlendirildiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davanın reddedilen 24.400,00 TL kısmı üzerinden kendini dava ve duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davalı lehine 2.928,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi 2.144,40 TL vekalet ücretine (eksik vekalet ücretine) hükmedilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.