YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13050
KARAR NO : 2013/15511
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar … …, GH Mimarlık İnş. San. Tic. A.Ş ve … vekillerince temyiz edilmiş, davalı …..vekilincede duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 12.11.2013 Salı günü davalı ……vekili Avukat …geldi. Davacılar ve diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … … vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı borçlu Şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … Diniz vekili, davalı … vekili ve davalı … davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu ve öteki davalılara usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmaz satışlarının borçlu Şirket ortaklarına ve onların yakınlarına yapıldığı ve satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … Diniz vekili, davalı … vekili ile borçlu Şirket ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Kanun’un 284. maddesine göre tasarrufun iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması öngörülmüştür. Söz konusu süre hak düşürücü süre olup, mahkemece resen nazara alınması gerekir. Sürenin başlangıcı ise borçlu tarafından dava konusu işlemin yapıldığı tarihtir. Somut olaya dönüldüğünde ise dava konusu 14 ve 15 numaralı taşınmazlarda borçlu tarafından yapılan ilk tasarruflardan itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır.
Dava konusu diğer taşınmaz olan 33 numaralı taşınma için hak düşürücü sürenin geçtiği söylenemez. Ancak iptal şartlarının mevcut olup olmadığına yönelik yapılan bedel karşılaştırılmasında, davalı 3. kişi tarafından satış bedeline mahsuben yapılan resmi ödemelerin de satış bedeline eklenmesi gerektiğine ilişkin Dairemiz yerleşmiş uygulaması gözden kaçırılmıştır. Satış bedeline istinaden yapıldığı anlaşılan ve aksi de kanıtlanamayan ödemeler nazara alındığında satış bedeli ile gerçek değer arasında mislini aşan bir fark bulunmamaktadır. Davalı … Diniz ile borçlu şirket ortakları arasında davalılar arasında akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını 3. kişinin bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunu gösterir bir yakınlığın da ispat edilemediği nazara alınarak dava konusu 14 ve 15 parseller yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olması ve 33 numaralı taşınmaz yönünden de iptal şartlarının mevcut olmaması gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı ve yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Diniz vekili, davalı … vekili ile borçlu Şirket ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı … …’ya verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar Muhammet Muhittin, GH Mimarlık İnş. San ve Tic. A.Ş., Ş.B….. yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, …, Şerife ve borçlu şirkete geri verilmesine 12.11.2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.