YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13065
KARAR NO : 2012/13382
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, davaya konu tasarrufun, dava konusu taşınmazın davalı borçlu … tarafından diğer davalı amcasının oğlu … …’a satılması işlemi olduğu uygulamada borçlunun gerçekte kendi adına satın almak üzere bedelini ödediği bir taşınmaz (veya bir aracı) alacaklılarından kaçırmak amacı ile yakını adına tescil ettirmiş olması halinde tasarrufun (hukuki işlemin) dışarıdan üçüncü kişiler arasında yapılmış görünmesine rağmen gerçekte bedeli borçlunun mal varlığından çıkmış fakat karşılığı borçlunun arkasına gizlendiği kişinin mal varlığına girmiş olduğundan Nam-ı müstear ile gizlenmiş muvazaalı işlem için iptal davası açılabileceğinin Yargıtay uygulaması ile kararlılık kazandığı, somut olayda olduğu gibi öncesinde taşınmazın borçlu davalı …’a ait olup olmamasının bu tasarrufun iptali açısından bir fark oluşturmadığı, davalı …’ın, taşınmazın satışı sırasında malik olarak gözükmese de taşınmazı ihale ile satın alan ve bedelini de ödeyen kişi olduğu bu durumda davalılar arasındaki akrabalık ilişkisinden dolayı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini davalı …’ın bilebileceği de nazara alınarak davanın diğer şartlarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalı borçlu tarafından 6111 sayılı Kanun gereğince takibe konu borcun yapılandırıldığı, ödemelerin devam ettiği, vadesi geçmiş bir borç bulunmadığı gerekçesi ile davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili, davalı … ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Kanun’un 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece takip konusu borcun yapılandırıldığı gerekçesi ile davanın konusunun kalmadığı gerekçesi ile karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
6111 sayılı Kanun içeriğinde, Hazine ile yapılacak anlaşma ile borcun yapılandırmasının, davacı Hazine tarafından açılmış tasarrufun iptali davalarını durduracağı ya da erteleyeceği ve Mahkeme’nin kabulü gibi konusuz bırakacağı yönünde bir hüküm öngörülmediği açıktır. Hal böyle olunca iptal koşullarının değerlendirilmesi, tasarruf tarihindeki borç miktarının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi yerine yazılı ve yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar … vekili ile … …’ın temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve …’a geri verilmesine 3.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.