YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13130
KARAR NO : 2013/18373
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkilinin davalı …’tan olan alacağı için 6183 sayılı Yasa uyarınca yaptığı icra takibi sırasında alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalılara sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece borçlu davalının davacı tarafı zarara uğratmadığını, dava tarihinde kesinleşmiş bir takibinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı Yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece borçlu davalının davacı tarafı zarara uğratmadığı ve dava tarihinde kesinleşen bir alacağında bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde davalı …’ın …’ye devredilen … Bank …nin grup şirketlerinden olan … Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. ve Müflis … Yatırım Menkul Değerler …nin kanuni temsilcisi olması nedeniyle Kuruma borçlu bulunduğunu, hakkında ihtiyati haciz işlemi yapıldığını, bu sırada kendisine ait taşınmazları diğer davalılara sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir. Mahkemenin, davalı …’ın Kurumu zarara uğratmadığına ilişkin olarak dayanak aldığı … 1. Asliye Ticaret
Mahkemesinin 08.10.2007 tarih ve 2003/1136 – 2007/639 sayılı kararı ise … Bank …nin yönetim ve denetimi nedeniyle meydana gelen zarara ilişkindir. Bu nedenle anılan mahkeme kararı borçlu davalı …’ın bağlı şirketler temsilcisi olarak Kuruma zarar verip vermediğine ilişkin olmadığından hükme esas alınması doğru olmadığı gibi davalı … hakkında yapılıp kesinleşen icra takibi olduğu halde dava tarihi esas alınarak borçlu aleyhine kesinleşen icra takibinin olmadığının gerekçe gösterilmesi de doğru bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece borçlu davalı … hakkında kesinleşen bir icra takibi olması nedeniyle davanın esasına girilerek dava konusu edilen tasarruflar yönünden iptal koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, tarafların buna ilişkin delillerinin toplanması ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.