YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1328
KARAR NO : 2012/4264
KARAR TARİHİ : 09.04.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/21541 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Sakarya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2010/275 sayılı Talimat dosyasında yapılan 04.10.2010 günlü hacizde İİK’nun 99.maddesinin uygulandığını, talimat icra müdürlüğünün böyle bir yetkisinin bulunmadığını, üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında organik bağ olduğunu, haczin borçlu şirketin idari faaliyetlerini yürüttüğü yerde yapıldığını, bu sırada hem üçüncü kişi hem de borçlu şirket yetkilisi olan kişinin hazır bulunduğunu, borçlunun gidilen adreste faaliyet gösterdiğine dair belgelerin de ele geçtiğini, ayrıca borçlunun pazarladığı malların görüldüğünü, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, istihkak iddiasının yerinde olduğunu, ispat yükü altında olan alacaklının mahcuzların borçluya ait olduğunu kanıtlaması gerektiğini, ortakları aynı olsa da üçüncü kişi ve borçlu iki şirketlerin iktisadi bütünlük içerisinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haciz sırasında borçlu şirket yetkilisinin hazır bulunarak mahcuzların borçluya ait olmadığını söyleyerek haciz mahallinden ayrıldığı, haczin İİK’nun 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verildiği, bu konuda talimat müdürlüğünün yetkili olmadığı ancak buna yönelik şikâyet başvurularının talimat müdürlüğünün bağlı olduğu yer mahkemesinde ileri sürülebileceği, haczedildiği belirtilen menkullerin muhafaza altına alınmadığı gibi bir yediemine de teslim edilmediği, geçerli bir haciz bulunmadığı, konusu olmayan davanın reddi gerektiği“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, alacaklının İİK’nun 99. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi ” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz sırasında toplam 90.000,00.-TL civarında menkul haczi yapılmıştır. Mahkemece mahcuzlar muhafaza altına alınmayıp bir yediemine de teslim edilmediği için geçerli bir haczin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine yönelik hüküm tesis edilmiştir.
Ne var ki İİK’nun 88/1. maddesindeki düzenleme para, cirosu kabil senetler, altın, gümüş gibi kıymetli şeyler için getirilmiş bir düzenleme olup geçerli bir taşınır haczinden söz edebilmek için fiilen el koyma zorunluluğu ya da yediemine teslim etme mecburiyeti bulunmamaktadır.
Bu nedenle somut olayda geçerli bir taşınır haczinin bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek tarafların toplanan tüm delilerine göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.