YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13383
KARAR NO : 2012/13209
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu… Pet. Nak. Harf. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi … aleyhine vergi borcundun ötürü icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu …’ın üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalılar … ve …’na, … ve …’ın da …, … ve …’e sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ve …, tasarruf işleminden dava tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … ile … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Pet. Nak. Harf. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı borçlu şirket müdürü davalı …’nun vergi borçlarının tamamını 6111 sayılı Yasanın 2/1. maddesinden yararlanarak 18 eşit taksitte ödemek üzere yapılandırdığı, bu şekilde borcun yenilendiği ve yeni bir ödeme planına bağlandığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Maliye Hazinesi tarafından yapılan takip sonucu borçlu ile 6111 sayılı Kanun gereğince yapılandırma sözleşmesi yapıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ancak sözü edilen yasa uygulamasında, yapılandırmanın, davacı tarafça açılmış tasarrufun iptali davalarını durduracağı ya da ertelemesini sağlayacağı yolunda bir hüküm bulunmamaktadır. Buna ilaveten 6111 sayılı Kanun’a dayalı olarak 14/03/2011 tarihinde çıkarılan 2011/1 nolu iç genelgede de 6111 sayılı Kanuna göre borçlarını ödemek üzere başvuruda bulunan mükelleflerin borçlarının, Kanun ile ödeme planına bağlandığından, haklarında bu borçlar nedeniyle cebren tahsil işlemleri yapılmayacağı, yasanın yayımlandığı 25/2/2011 tarihinden önce uygulanmış hacizler ve bu hacizlere dayanılarak başlatılan satış işlemlerinin durdurulacağı diğer taraftan borçları, anılan Kanun gereğince taksitlendirilen mükelleflerin, yasa hükümlerini ihlal etmeleri halinde ise durdurulan cebren tahsil işlemlerinin yeniden başlatılacağı belirtilmiştir. Kısaca 6111 sayılı Yasa uygulaması gereği olarak borcun yeniden yapılandırılması işleminin, açılmış davaları durdurmayacağı, ancak İdare’nin takdiri ile icra işlemlerinin yapılandırma sözleşmesi ihlal edilmediği sürece ertelenebileceği açıktır.
Bununla birlikte davacı … Hazinesi vekilinin dava dilekçesi içeriğinde iptale konu ettiği 3 taşınmazın borçlu davalı … tarafından diğer davalılar … ve …’na satış tarihleri 24.10.2000, 03.11.2000 ve 15.06.2001 olup dava ise 20.07.2007 tarihinde açılmıştır. 6183 sayılı Yasanın 26. maddesine göre tasarrufun iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması öngörülmüştür. Söz konusu süre hak düşürücü süre olup, mahkemece resen nazara alınması gerekir.
Bu durumda mahkemece davaya konu edilen taşınmazların satış tarihlerinden davanın açıldığı tarihe kadar 5 yıllık
hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu dikkate alınarak “davanın hak düşürücü süre yönünden reddine” karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.