YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13492
KARAR NO : 2012/13305
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalılar …, … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin yaralandığını, aracın hasar gördüğünü ileri sürerek davacı … için 3.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi, davacı … için 2.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulüne davacı … için 419,00 TL araç hasarı, 546,00 TL işgücü kaybı ve 3.000,00 TL manevi tazminatın, davacı … için 298,00 TL işgücü kaybı tazminatı ve 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar …, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. B.K’nun 53. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi, ceza mahkemesince belirlenen kusur oranı ile bağlı değildir. Ancak ceza mahkemesince belirlenen maddi olgu hukuk mahkemesi için bağlayıcıdır. Mahkemece Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda
davacı araç sürücüsü Recep’in kullandığı motosikletin farlarının yanıyor olduğunun kabulü halinde davalı …’ın asli kusurlu olduğu, aksi halde ise davacının asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesi yapılan yargılama sonunda motosikletin farlarının yanmadığının bu nedenle sanık …’ın tali kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurmuştur. Ceza mahkemesince kabul edilen bu husus maddi olguya ilişkin olup hukuk mahkemesi için bağlayıcı özellik taşımaktadır. O halde ceza mahkemesince belirlenen bu olgunun kesinleşmesi için Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmelidir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek kararın kesinleşmesi beklenmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Meydana gelen trafik kazası sonunda her iki davacı da yaralanmıştır. Yaralanma sonucunda kişinin hastanede yaptırdığı tedavi karşılığında ödediği faturalar tedavi gideri olarak kabul edilmesi yanında tedavi sırasında yapılan ulaşım, pansuman, refakatçi gibi belgelendirilmeyen giderler de bulunmaktadır. Esasen hükme esas alınan Adli Tıp Uzmanı bilirkişi raporunda davacı … yönünden belgelendirilemeyen tedavi gideri 289,40 TL belirlenmiştir. Daha sonra hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise davacının karşılanmayan tedavi gideri olmadığı belirtilmiştir. Ne var ki, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından davacıya ödenen tedavi gideri faturalandırılan tedavi gideri olduğundan, faturalandırılmayan tedavi giderinden mahsubu doğru olmamıştır. Mahkemece bu hususta hatalı değerlendirme yapan rapora itibar edilerek hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre manevi tazminata ve vekalet ücretlerine ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalılar …, … vekilinin, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü le hükmün BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ve davalılar …, … vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalılar …, …’a geri verilmesine 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.