Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/13798 E. 2012/12917 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13798
KARAR NO : 2012/12917
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteğinin hayatını kaybettiğini ve davacı …’ın yaralandığını ileri sürerek … için toplam 14.820,58 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi, …. için 1.432,99 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi, Esra için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne davacı … için toplam 14.820,58 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi, …için 1.432,99 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi, … için 2.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, cenaze giderinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacıların çocuğu Oğuz kaza tarihinde 11 yaşında olup desteğin gelir elde etmeye başladığı döneme kadar içinde bulunduğu ortamın, iktisadi ve sosyal durumun ve kişisel yeteneklerin kendisine verebileceği
gelişme olanaklarının göz önünde bulundurularak anne ve babasının desteğin bakımı için gelirinin belli bir oranını ayıracağı kabul edilmelidir.
Dava konusu olayda, davacı anne ev hanımı olup, geliri bulunmamaktadır .Bu bakımdan vefat eden çocukları için tek yetiştirme gideri tespit edilmelidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu hususta bir usulsüzlük bulunmamaktadır Ne var ki, belediyede işçi olan davacı babanın gelirinin belli bir oran belirtilmeksizin yetiştirme gideri olarak ayrılan pay fazla olup, yaşam koşullarına uygun bulunmamıştır. Davacılar vekilinin bu husustaki itirazlarını karşılayacak denetime elverişli bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat kusur durumu, kazanın meydana geliş biçimi dikkate alındığında duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletebilmek için adalete uygun düşmemektedir.
4-Davacılar cenaze gideri talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu istemin feragat nedeni ile reddine karar verilmiş ise de, davacı vekilinin duruşmada alınan imzasız beyanında cenaze gideri isteminden vazgeçtiği ifade edilmiştir. Bu hali ile bu beyan feragat hükmünün sonuçlarını doğuracak bir beyan değildir. Bu nedenle, davacının isteğinin davadan feragat mı, yoksa davayı geri alma mı olduğu hususu davacıya açıklattırılmalıdır. Mahkemece bu konudaki beyan açıklığa kavuşturulmadan istemin feragat nedeni ile reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.