YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13960
KARAR NO : 2012/14000
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılar…, … ve …’nın müvekkiline olan borcu nedeniyle haklarında yaptıkları icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile …’nın kendisine ait 4608 ada 1 sayılı parsel üzerindeki 12 nolu bağımsız bölümün, 3631 ada 1 sayılı parsel üzerindeki 35 ve 36 nolu bağımsız bölümlerin, 3637 ada 1 sayılı parsel üzerindeki 31 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetlerini çocukları olan davalılar Tolga ve …’ya, …’in kendisine ait 792 ada 57 sayılı parsel üzerindeki 6 nolu bağımsız bölüm ile 1312 ada 29 sayılı parsel üzerindeki 15 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetlerini çocukları olan davalılar … ve …’e, …’nun kendisine ait olan 13541 ada 1 sayılı parsel üzerindeki 69 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini eşi olan davalı …’ya, 1120 ada 2 parsel. 200 ada 72 sayılı parsel üzerindeki 5 ve 7 nolu bağımsız bölümleri kızı olan …’ya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece İİK.nun 278/1 maddesi uyarınca yapılan tasarrufların iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının alacağının dayanağı olan kredi sözleşmesinin tasarruf tarihlerinden önce olmasına, borçlu davalıların mal varlığına ilişkin olarak icra takip dosyasında yapılan araştırmalara ve tutulan haciz tutanaklarına göre borçlarına yetecek haczi kabil mallarının olmadığının anlaşılması nedeniyle aciz hallerinin kabulü gerekmesine, üçüncü kişi konumundaki davalıların borçlu davalılar ile olan akrabalık derecelerine göre gerek İİK.nun 278/III-1 ve gerekse 280/1-2 maddeleri uyarınca mahkemece yapılan tasarrufların iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak tasarrufun iptali davalarında karar harcının davacının alacak miktarı ile tasarrufa konu malın tasarruf tarihindeki gerçek değerinden hangisi daha az ise o değer üzerinden alınması gerekir. Harç kamu düzeni ile ilgili olup somut olayda mahkemece keşif yapılmaması nedeniyle resmi akit tablosunda bildirilen satış değeri üzerinden karar harcının hesaplanması gerekirken dava dilekçesindeki değer üzerinden karar harcının hesaplanması doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (B) bendinin birinci satırındaki “9.777.24 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “14.261.94 TL” ibaresinin yazılması, aynı bendin ikinci satırındaki “7.555.14 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “12.039.84 TL” ibaresinin yazılarak hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…