Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14010 E. 2013/13566 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14010
KARAR NO : 2013/13566
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 1.10.2013 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili …’in davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araçta yolcu iken gerçekleşen trafik kazasında yaralanarak daimi maluliyete uğradığını, eskisi gibi hareket edemediğini ve efor kaybına uğradığını, davalı tarafından müvekkiline 16.782 TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamaktan uzak olduğunu ileri sürerek ıslahla birlikte 50.765,30 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya 20.977 TL ödemede bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 50.765,30 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı … şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Kaza, davacı … davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araçta yolcu iken meydana gelmiştir. Kazaya
karışan başka bir araç daha vardır. Her ne kadar, davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin araçta yolcu olduğunu ve kusursuz olduğunu belirterek maddi tazminata hükmedilmesini talep etmişse de; mahkemece davalının kabul edilen kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre bulunan tazminata hükmedilmesi, bu hususunsa davacı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle, davalı vekilinin kusur durumuna ilişkin temyiz itirazları incelenmiştir.
Buna göre;
Dosyada mevcut makine mühendisi Süleyman Nalvuran tarafından tanzim edilen 25.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda, davalıya sigortalı araç sürücüsüne %60, diğer araç sürücüsüne %40 kusur izafe edilmiş, mahkemece hükme esas alınan ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 02.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda ise, davalıya sigortalı araç sürücüsüne %85, diğer araç sürücüsüne %15 kusur verilmiştir. Alınan raporlar arasında açık çelişki mevcuttur.
Bu durumda mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, gerekçeli, ayrıntılı, çelişkiyi giderici ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kusura ilişkin alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 8.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.