YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1407
KARAR NO : 2012/6718
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 7.000 TL.nın kaza tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili araştırma raporuna göre kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde meydana gelmediğini, aracın rent a car olarak başkalarının kullanımına verildiğini, davaya konu rizikodan önce 26.8.2008 tarihinde … tarafından aracın kiralandığını ve aynı gün aracın arıza yapıp yolda kaldığını çekici ile … oto servisine çekildiğini motor ustası … tarafından incelenen aracın motorunun çalışmaz halde onarım masrafının fazla olduğunun tesbit edildiğini davacının doğru ihbar mükellefiyetine kasten uymadığını, zaten arızalı ve yürümez durumdaki aracını sigortalıyarak ve bilerek yaratılan kaza ile hasarlanmış gösterilerek hasar tazminatı talep ettiğini kabul anlamına gelmemek şartı ile poliçe limitine kadar gerçek zarardan sorumlu olduklarını aracın pertinin uygun görüldüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmama-
sına, somut olayda davacıya ait aracın dava dışı sürücüsü …’ın araçla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağında bulunan kayalık alana aracın ön kısmı ile çarparak aracın hasarlanmasına sebebiyet verdiği çarpma sırasında aracın alt karterinin delinerek motor yağının dışarı aktığı ve motorun yağsız kalması nedeniyle yağı tükenmiş aracın zorunluluk olmaksızın çalıştırılmasına devam edilmesinden kaynaklanan motordaki zararın TTK.nun 1293.maddesi ve Kasko Sigorta Genel şartlarının A.1. ve A.5.7 maddeleri uyarınca kasko sigortası teminatı kapsamında olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlışılmaktadır. Diğer taraftan, TTK.nun 1282.maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281.maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5.maddesi ve TTK 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında davacıya ait aracın 19.8.2008/2009 dönemi için davalı şirkete
kasko poliçesi ile sigorta yaptırıldığı uyuşmazlık konusu değildir.
Davalı tarafça aracın 26.8.2008 tarihinde davacının kardeşine ait rent a car şirketinden … tarafından kiralandığını aynı akşam aracın bilya dağıtıp sağ akıs kestiği ve arızalanıp yolda kaldığı, 27.8.2008 tarihinde … servisine çekici ile getirildiği 28.8.2008 tarihinde bu serviste çalışan usta …’ün aracın marşının basmadığını, motorunun arızalı olduğunu tesbit ettiği, onarım masrafı fazla bulunarak davacının eşi tarafından aracın bir başka araca bağlanarak götürüldüğü, aracın onarımının yapılmadığı davacının bilinçli olarak önceden tanıdığı … idaresindeyken kasıtlı olarak iş bu kazayı yaptırdığı iddia edilmişse de duruşmalarda tanık olarak dinlenen … aracı sürmediğini marşına basıldığında çalışmadığını, sigortacının araştırma görevlilerine motorunun bitmiş olduğuna dair bir beyanda bulunmadığını tanık oto kaporta ustası … davacı aracının başka bir araç ile çekilerek motor tamirci ustası …’ya getirildiğini tamir sırasında aracı gördüğünü araçta motor arızası dışında arıza görmediğini kaporta ve tamponunda hasar olmadığını davaya konu kazada meydana gelen hasarların araç motor tamiri için getirildiğinde mevcut olmadığını tanık … ise kaza tarihinden önce davacı aracının bir başka araçla çekilerek tamir için dükkanına getirildiğini motor arızası tamir ettiğini o tarihte aracın ön kısmında darbe, kırık olmadığını, tampon ve motor iç kısmının sağlam olduğunu, ön sağ çamurluk ile ön sağ kapı arasında kaportadaki deformasyonun olmadığını beyan etmişlerdir. Bu şekilde araçta 26.8.2008 tarihinde meydana gelen arızanın giderildiği davaya konu kaza sebebiyle oluşan hasarların o tarihte mevcut olmadığı kanıtlanmıştır. Yine keşifte ve duruşmalarda dinlenen davacı tanıkları … ve … olay tarihinde …’in yönetimindeki araçla Sivriler-Zonguldak istikametine birlikte seyrederlerken önlerinde giden davacı aracının hızlı ve sert şekilde viraja girdiğini, arkasından kendilerininde viraja girdiğini karşı istikametten gelen mavi renkli bir minibüsün yolu ortalamış şekilde kendilerine ait şeridi tecavüz etmiş şekilde seyrettiğini gördüklerini, davacı aracın sürücüsünün geçebileceği kadar genişlik kalmadığını bu nedenle davacı aracının bir kısmının asfaltta bir kısmının yolu sağındaki stabilize zeminde olmak üzere giderken fren yaptığını direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, stabilize kısımda kaya-
rak sağdaki tümsek gibi bir yere ön kısmı ile çarptığını kendilerinin daha yavaş bir frenle durduklarını ifade ederek sürücü Serdar Yıldız’ın anlattığı oluş şeklini de doğrulamışlardır. Kaza tarihinden itibaren 10 ay kadar sonra yapılan keşif sonucu alınan raporda motor yağı aksaydı izi olurdu yağ izi yok kazanın oluşu fizik kurallarına aykırı ihbar edildiği şekilde olmamıştır şeklinde görüş belirtilmesi üzerine davacı tarafın itirazı üzerine alınan 2.5.2011 tarihli bilirkişi raporunda kazanın bu şekilde olmasının aracın kayaya çarpması nedeniyle karterin yırtılıp motor yağının akmasının da mümkün olduğu aracın motordaki hasarlarını yağsız kalan motorun çalıştırılması nedeniyle meydana geldiği bu hasarların teminat kapsamında olmadığı motordaki hasar dışında onarımı halinde 6.753,18 TL zarar oluştuğu aracın pertinin uygun bulunduğu belirtilerek bu halde sovtaj bedelinin (7.500 TL) mahsubu ile 5.500 TL zarar bulunduğu tesbit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre rizikonun poliçenin yürürlükte olduğu 30.8.2008 tarihinde meydana geldiği aksi kanıtlanmayan trafik kazası tesbit tutanağı fotoğraflar ve kazayı bizzat gören davacı tanıklarının yeminli tanıklığı aracın önceki arızasının giderildiği ve bu kazada oluşan hasarların motor arızası giderilirken bulunmadığı kazanın ihbar edilen şekilde meydana geldiği bu kaza nedeniyle teminat kapsamında olmayan motor hasarı dışında 5.500 TL hasar bulunduğuna dair 2.5.2011 tarihli bilirkişi raporu kaza tarihinden 29.5.2009 keşif tarihine kadar yağmur, kar, güneş, rüzgar vs. etkisiyle yağ izinin silinmesinin mümkün bulunduğu dosyadaki diğer delillerle sabit olduğu gibi davacı sigortalının kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak rizikonun gerçekleşme şeklini iyiniyet kurallarına aykırı şekilde bildirdiği de sabit olmamıştır. Bu durum karşısında rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıda bulunmaktadır. İspat külfeti somut olayda davalı sigortacıda olmakla, sigortacı rizikonun ihbar edilen yerden farklı şekilde oluştuğunu aracın sigorta teminatı dışında ve başka yerde hasarlanıp olay yerine getirildiğini soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamalıdır. Ayrıca davalı … şirketi davacı aracının kiralık (rent a car) olarak kullanıldığını bu nedenle hasarın teminat kapsamında kalmadığı iddiasını da ileri sürmüştür. Kasko Sigortası Genel Şartlarında, özel aracın sigortacının bilgisi dışında ticari (kiralık) olarak kullanılması teminat dışı bir hal olarak
düzenlenmemiştir. Söz konusu madde sigorta primini yükseltmeyi amaçlamaktadır.
Bu durumda mahkemece davacının kardeşi …’e ait olduğu bildirilen Heybetli Oto Kiralama şirketinin ticari defter belge ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak sigortalı aracın sürücüsü tarafından kiralık araç olarak kullanılıp kullanılmadığının davaya konu trafik kazasının aracın kiralandığı dönemde meydana gelip gelmediğinin tesbit edilmesi aracın kiralık olarak kullanıldığı sırada kazaya karıştığının ispatı halinde tahakkuk ettirilen prim ile aracın rent a car olarak kullanılacağının bilinmesi durumunda ödenmesi gereken prim arasındaki oran belirlenerek bu orana göre 2.5.2011 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 5.500 TL hasar bedelinden bir anlamda proporsiyon indirimi yapılarak hesaplama yapılmak üzere aynı bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi aksi halde 2.5.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı taraf lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.