Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1435 E. 2012/5200 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1435
KARAR NO : 2012/5200
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni, maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın davacıya ait işyeri önünde çalışma yaparken işyeri levhası ile ön cephe kaplamasında hasara neden olduğunu ileri sürerek, 2.700,00 TL. tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Aktif Taah. İnş. Elek. Nak. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı … vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece; davalı Aktif Ltd. Şti. yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise (dava takipsiz bırakıldığından) dosyanın ayrılarak başka esasa kaydedilmesine ve takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen hasar yönünden maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı Aktif Ltd. Şti. yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109.maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi
zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı öngörülmüş, aynı kanunun 3.maddesinde de bu kanunun uygulanmasına ilişkin tanımlamalara yer verilmiştir.
Somut olayda, 06.7.2008 tarihli Görgü ve Tespit Tutanağı içeriğine göre, zararlandırıcı eylemin meydana geldiği olay yerinin yasanın tanımladığı anlamda karayolu kavramı içerisinde kaldığı ve zararın motorlu aracın işletilmesi sırasında önünde çalışma yapılan işyerinde meydana getirdiği hasardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, olayda haksız fiillere ilişkin olan Borçlar Kanununun 60.maddesinde yazılı olan bir yıllık zamanaşımı süresi uygulanamaz.
O halde, tazminatı doğuran kazanın 06.7.2008 tarihinde meydana gelmiş olmasına ve eldeki davanın da 2918 sayılı KTK.nun 109.maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde 06.7.2010 tarihinde açılmış bulunmasına göre, mahkemece işin esasına girilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.