YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14396
KARAR NO : 2013/13225
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, olay tarihinde davalı şirkete sigortalı olan aracın davalı …’ın sevk ve idaresinde iken yaya olan müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 570,76TL maddi ve 10.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre;davacının maddi tazminat davasının her iki davalı bakımından kabulü ile 570,96 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,davacının manevi tazminat davasının davalı … açısından kısmen kabulü ile 6000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde ,hükmedilen maddi tazminat miktarının değerlendirilmesinde, ayrıca manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 Sayılı HUMK 74 (6100 Sayılı HMK 26) maddesinde, hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği öngörülmüştür.
Dava dilekçesinde faiz talep edilmemesine rağmen mahkemece talep aşılarak hükmolunan maddi ve manevi tazminatlara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi doğru bulunmamış, bu hal bozma nedeni olarak görülmüş ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açılanan nedenle davalının temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 ve 2 nolu bentlerinde yer alan “dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 2.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.