Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14584 E. 2012/13223 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14584
KARAR NO : 2012/13223
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin babası ve eşi olan…’in sevk ve idaresindeki araca, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması üzerine …”in vefat ettiğini ve bu suretle müvekkillerinin murislerinin desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek ıslahla birlikte davacı … için 109.036,38 TL, davacı… için 13.514,86 TL, davacı … için 27.448,76 TL olmak üzere toplam 150.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile davacı … için 109.036,38 TL, davacı … için 13.514,86 TL, davacı … için 27.448,76 TL olmak üzere toplam 150.000 TL tazminatın 01.06.2010 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece,… Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/142 Esas, 2011/5 Karar sayılı dosyasında kusura ilişkin olarak alınan 03.08.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu hükme esas alınmış, başkaca bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. Ağır Ceza Mahkemesi de hükmünü bu rapora dayandırmış olup, verilen karar halen temyiz aşamasındadır.

… Ağır Ceza Mahkemesinde ve temyize konu … Asliye Ticaret Mahkemesi kararında olay, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç sürücüsünün bölünmüş yolda ters yola girerek kazaya sebebiyet verdiği şeklinde kabul edilmiştir. Dava dışı sürücü İsmet Bulut, tüm aşamalarda, kaza anında orada bulunmadığını, kazanın olduğu yolda hiç seyretmediğini ileri sürmüştür. Ceza mahkemesince, sanık sürücünün iddiaları, dosya kapsamı, tanık ve mağdur beyanları ile birlikte değerlendirilerek kabul görmemiş, maddi vakıa, sanık sürücünün, davacıların kendi istikametlerinde seyrettikleri bölünmüş yola, tersten girerek kazaya sebebiyet verdiği şeklinde kabul edilmiştir. Ceza mahkemesince kabul edilen maddi vakıa, henüz kesinleşmiş değildir.
Borçlar Kanununun 53. maddesine göre, hukuk hakimi, ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesinde belirlenen ve kesinleşen maddi vakıalar, hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır.
Somut olayda;
Davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün, ceza davasında kaza anında ve öncesinde o yolda hiç bulunmadığı iddiasının bulunması, mahkemece sanığın savunmasına itibar edilmeyerek kaza anında orada bulunduğunun kabulü ile hüküm kurulmuş olması ve verilen kararın temyiz incelemesinde olup, henüz kesinleşmemiş olması karşısında, davacı tarafça iddia olunan maddi vakıaların kesinleştiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca, mahkemece maddi vakıaların ceza mahkemesi kararının kesinleşmesiyle kesinlik kazanması ve daha sonra kusur yönünden inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde çekişmeli maddi vakıayı kabul ederek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bozma neden ve kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kapsam ve nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.