Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14987 E. 2012/13558 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14987
KARAR NO : 2012/13558
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete ihtiyari mali sorumluluk sigortalı, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın, alkollü olarak kullanımı sırasında meydana gelen kaza sonucu, zarar gören karşı aracın kasko sigortacısına 8/8 kusur oranında ve poliçe kapsamında 15.000.00 TL hasar bedeli ödendiğini, Sigorta Genel Şartları uyarınca bu meblağın faiziyle birlikte rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, kazanın, alkolün etkisi altında meydana gelmediğini, kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı istenemeyeceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Daire’nin 12.04.2010 gün, 2010/953 – 3401 Esas ve Karar sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafın takibe itirazının 6.325.00 TL asıl alacak üzerinden iptaliyle takibin devamına, fazla istemin ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyulduğu halde bozmanın gereği kısmen yerine getirilmemiştir. Öncelikle bozma ilâmının son paragrafında, “dosyanın, biri nöroloji uzmanı doktor ve diğeri de Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti veya … Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü gibi kuruluşlardan HUMK.nun 275.maddesi uyarınca oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdii ile yukarıda sözü edilen ilkeler ışığında, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışındaki başka etkenlerin de rol oynayıp oynamadığının saptanması yönünden yeniden rapor alınarak, varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir” denilmiştir. Her ne kadar bozma ilamında sözedildiği gibi nöroloji uzmanı doktor ve kusur yönünden belirtilen niteliklerde uzman bilirkişilerden rapor alınmış ise de, sözkonusu bilirkişilerin “kurul halinde” istenilen hususlarda rapor düzenlemesi gerekirken bilirkişilerin ayrı ayrı rapor düzenlemesi sonucu mahkemece bu raporların hükme esas alınması isabetli görülmemiştir.
Bunun yanında nöroloji uzmanı bilirkişinin raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin olarak yeterli ve denetime elverişli açıklıkta görüş bildirmemiş olduğu, kusura ilişkin olarak rapor sunan bilirkişilerin ise davalı sürücünün % 25 kusurunun bulunduğunu belirlemesi ve esasen bu kusur oranına göre kazanın oluşumunda alkol dışında başka etkenlerin de varlığının ve münhasıran alkolün etkisinden sözedilemeyecek olmasına karşın ilk raporda davalı sürücünün % 25 kusur oranının ek rapor ile % 100 olarak belirlenmesinin yeterli ve gerekçeleri ile açıklanmamış olduğunun anlaşılması bakımından mahkemece sözkonusu bilirkişi raporlarının hükme esas alınması da bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece, bozma ilâmı ve yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ….ye geri verilmesine 05.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.