Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15036 E. 2012/14407 K. 19.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15036
KARAR NO : 2012/14407
KARAR TARİHİ : 19.12.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Alacak hukukuna ilişkin görülen davada … 3. Asliye Hukuk ve Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
… 3. Asliye Hukuk Mahkemesince; davalı …’nin konut satım işiyle uğraştığı, bu işi ticari faaliyeti kapsamında gerçekleştirdiği, uyuşmazlığın hizmet alımından kaynaklandığı, davacının 4077 Sayılı Kanuna göre tüketici konumunda olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
… Tüketici Mahkemesi ise, davalının konut satım işini mesleki veya ticari faaliyeti kapsamında yapmadığı, bu nedenle davacının 4077 Sayılı Yasa kapsamında “tüketici” olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, 1 inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; ” Mal: Alış-verişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları,;” Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ” ifade eder.” Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ” kapsar. Tüketici; Bir mal veya hizmeti
ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda, davacı ile davalı …, iki adet konutun satışı amacıyla aralarında sözleşme yapmışlar, davacı konutların bedellerinin davalılara ödenmesine rağmen, davalı … tarafından tapuda kendi adına devrin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, yaptığı masraflar ile ödediği konut bedellerinin davalılardan tahsilini talep etmektedir.
Davalı …, yüklenici konumunda olmadığı gibi, davalının konut alım-satım işi yaptığına dair davacı iddiası dışında dosyada delil de mevcut değildir. Kaldı ki, davacı ile davalı …’nin arkadaş oldukları dosya mevcuduna göre sabittir. Bu durumda davalı …’nin ticari veya mesleki faaliyeti kapsamında konut satışı yaptığı söylenemeyeceğinden, uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel mahkemelerde görülerek çözümlenmesi gerekmektdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.nın 21. ve 22. maddeleri gereğince … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.