Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15057 E. 2013/4877 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15057
KARAR NO : 2013/4877
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada karşı araçta bulunan … ‘nın yaralandığını, %10 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğunu, davalıların aracının ZMSS poliçesinin bulunmadığını, davalı sürücü …’nin asli ve %75 oranında, mağdurun 2/8 oranında tali kusurlu olduklarını, bu kusur oranına göre …’ya 26.182 TL sürekli işgöremezlik tazminatının ödendiğini, davalılar hakkında İzmir 15.İcra Dairesinin 2010/12793 sayılı dosyasında 26.182 TL asıl alacak ve 77,47 TL işlemiş faiz toplamı 26.259,47 TL üzerinden icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili İlyas’ın aracı diğer davalı babası … için satın aldığını ve aracın hep … tarafından kullanıldığını, İlyas’ın işleten sıfatının ve sorumluluğunun olmadığını, … ‘nin ikamet adresi ile kaza mahallinin İncirliova olduğunu, mahkemenin yetkisiz bulunduğunu, aynı olayla ilgili olarak müvekkili hakkında İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünce kazada yaralanan personeline ödenen 10.624,80 TL’nin rücuen tazmini istemiyle İncirliova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/60 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yine emniyete ait araçta oluşan hasarın tahsili istemiyle aynı mahkemenin 2008/392 Esas sayılı dosyasında açılan davanın da derdest olduğunu,
mükerrer ödeme olmaması için takibe itiraz edildiğini, kusur oranlarının kesinleşmediğini, diğer davalılarca talep edilen miktarların bu davada talep edileni kapsayıp kapsamadığı yönünden inceleme yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalıların İzmir 15.İcra Müdürlüğünün 2010/12793 sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin 26.182 TL asıl alacak ve 77,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.259,47 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, şartları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davalılardan …’nin İzmir’de ikamet etmesi nedeniyle mahkemenin yetkili olmasına, kazaya karışan aracın davalı … adına trafikte kayıtlı olup 2918 sayılı KTK’nun 85.maddesi uyarınca işleten sıfatı ile zarardan sorumlu bulunmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, olay tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada yaralanan 3.kişiye davacı … tarafından ödenen sürekli işgöremezlik tazminatının davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; çalışmakta iken sakat kalan mağdurun uğradığı maddi zararın hesaplanmasında, uğradığı sakatlık oranı değil, bu sakatlık nedeniyle ortaya çıkan iş göremezlik, diğer anlatımla çalışma ve kazanma gücündeki kayıp oranı esas alınmalıdır. Dosyada mağdurla ilgili Aydın Atatürk Devlet Hastanesinde alınan 3.7.2009 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunda özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %35 oranında olduğu belirtilmiş; hükme esas alınan 10.6.2010 tarihli İzmir Bozyaka Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu raporunda ise nöroloji, ortopedi, fizik tedavi ve rehabilitasyon yönünden fonksiyon kayıp oranının %10 ve özürlülük durumunun kalıcı olduğu belirtilmiştir. Raporlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi hükme esas alınan 10.6.2010 tarihli Sağlık
Kurulu raporunda, maluliyet oranının belirlenmesinde hangi kriterlerin esas alındığı belirtilmediğinden hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, mağdur …’nın tüm raporları eklenerek İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Sağlık kurulundan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğünde öngörülen kriterlere göre maluliyet oranının beirlenmesi için rapor alınması, maluliyet oranının değişmesi halinde 9.12.2011 tarihli raporu ve ek raporu düzenleyen aktüerya bilirkişisinden yeni duruma göre sürekli iş göremezlik tazminatının tesbiti yönünden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yetersiz sağlık kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davacı … tarafından yaptırılan 8.7.2010 tarihli aktüerya raporunda %10 maluliyet oranına göre toplam 34.909 TL sürekli işgöremezlik tazminatı tesbit edilmiş, davalı tarafa izafe edilen 6/8 kusur oranına göre, mağdura ödenecek meblağın 26.182 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı, bu rapora istinaden mağdur …’ya 26.182 TL tazminatı ödeyerek davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.
Aynı olayla ilgili olarak İncirliova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/392 Esas sayılı dosyasında mağdurun içinde olduğu Emniyet Genel Müdürlüğüne ait araçta meydana gelen hasar bedelinin tazmini için idarenin kendi sürücüsü ve karşı aracın işleteni ile sürücü (işbu davanın davalıları) aleyhinde tazminat davası açılmıştır. O dosyada kusur oranının tesbiti yönünden Adli Tıp Kurumundan alınan 22.3.2010 tarihli raporda davalı …’nin %70, idareye ait aracının sürücüsü Muammer Kocatepe’nin %30 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Eldeki dava dosyasında taraf vekilleri 9.5.2011 tarihli durumda kusur oranına ilişkin olarak İncirliova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/392 Esas sayılı dava dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporuna diyeceklerinin olmadığını beyan etmişlerdir. Bu nedenle aktüerya bilirkişi raporunda %10 maluliyet oranına göre toplam 40.836,22 TL sürekli işgöremezlik tazminatı hesaplandıktan sonra davalı tarafa izafe edilen %70 kusur oranına 28.585,35 TL tazminatın isabet ettiği belirtilmiştir.
6100 Sayılı HMK’nin 26.maddesi gereğince “Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Bu durumda mahkemece, davacının talebine esas aldığı aktüerya raporanda tesbit edilen 34.909 TL tazminatın davalı tarafın %70 kusur oranına isabet eden 24.436,30 TL asıl alacaktan davalıların sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken gizli talep aşımına yol açacak şekilde yazılı olduğu gibi 26.182 TL asıl alacaktan sorumlu tutulmaları da isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.